imar

İmar Hukukçusundan Güncel Makaleler (imar)

imar hukuku (imar planları, arazi ve arsa düzenlemesi, kaçak yapı para cezası, inşaat ruhsatı vb.)dava dilekçe örnekleri

Tasnif edilmiş Danıştay Altıncı Dairesi İçtihatları

Danıştay imar ve imar hukuku içtihatları

imar hukuku ile ilgili terimler ve tanımlar


İmar Hukukçusu. Toki'den Ucuz Konut Satışı Devam Ediyor

+Hatalı ödemelerin geri alınması

+
18 uygulaması,

+
Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararı yargı kararının yerine getirilmemesi

+
Belediyelerin internet adresleri (web)

+
Görev tazminatı ile ilgili haberler

+
Konut finansmanı sistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkı

+
Toki'nin satılık evlerine yoğun talep var.

+
18. Madde uygulamasında hukuka aykırılık nedenleri imarhukukcusu cafer ergen

+Eski Haberler

+
2577 sayılı İYUK 7. Madde ile ilgili Danıştay İçtihatları

+657 sayılı Yasa uyarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu

+Radyoloji personelinin çalışma (mesai) saatleri

+
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu kapsamında Sayıştay Genel Kurulunun 14.6.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı.

· ANAYASA MAHKEMESİNİN "YÜRÜRLÜ?Ü DURDURMA" KARARLARI

· ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL İSTEMİYLE YAPILAN BA?VURULAR ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

· İmar Hukuku Terimleri Sözlüğü

· idare hukukcusu (idare hukuku)

idari yargı
İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak yürütmeyi durdurma istekli iptal ve tam yargı dava dilekçesi örneğini görmek için buraya tıklayınız.

İmar

Tüm içeriği görmek için tıklayınız

İdare Hukuku

İDARE HUKUKU

imarhukukcusu.com tüm haberler

imar, Eski Haberler
21.09.12
· İmarda kısıtlılık sorunu sona eriyor (5 Yıl ile sınırlandırıldı)
16.09.12
· imar planları ve imar uygulamaları nedeniyle ücret
08.09.12
· Tazminat davasının süreaşımı nedeniyle reddi halinde maktu avukatlık ücreti
· İlan edilmeksizin uygulamaya konulan bir imar planının şekil eksikliği nedeniyle
· Davanın niteliği itibariyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmas
· Özel parselasyon ile belirlenmiş bulunan umumi hizmet alanları
· İmar planı ile notu arasında birbirine aykırı hususların bulunması
· 5 yıllık inşaat ruhsatı süresi içinde yapı kullanma izin belgesi alınmaması hali
12.05.12
· Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur
10.05.12
· Tapulu yerdeki yapı ruhsattsız da olsa 32. madde işletilmemişse tazminat gerekir
· Yeşil alan için yapılan bağış da DOP tan düşülür.
14.04.12
· Bam Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkın
· Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
· Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
06.04.12
· Anayasa Mahkemesi’ne Göre 3194/42. Maddesinin Üçüncü Fıkrası (32 md)
· 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…32…” ibaresi
01.04.12
· belediyelerin mimari projelerde meslek odasından ayrıca "proje onay belgesi" ist
· 125 nolu Danıştay Dergisi imar hukuku içtihatları
23.03.12
· Köy yerleşik alanı ve civarında imar yetkisi
· Yoldan İhdasen Oluşan Taşınmazlar Hakkında Yorum
· Anayasa Mahkemesi Kararı (Yoldan İhdas)
11.03.12
· Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
05.03.12
· Çoğaltılmış Fikir Ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu
14.02.12
· Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı
21.12.11
· Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (21 Aralık 2011-28149)
· İmar Davaları Kitabı Üçüncü Baskı 2011
06.12.11
· İmar hukuku içtihatları (Danıştay Dergisi 124)
23.10.11
· 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası
· 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesine ve 1 kez yasaklanan faa
· Bedele Dönüştürülen Paya Takdir Edilen Karşılığın Artırılması Davası
· Cedit-Erenler-Topçular-28 Haziran Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı
09.09.11
· Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması zorunlu
12.08.11
· Valilik görüşü alınmadığı gerekçesiyle yıkılamayacağı
· İmar planının yürütmesinin durdurulması üzerine yapının mühürlenmesi
· Ticaret alanında akaryakıt istasyonu yapılamaz
· müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulun
· Tadilat ruhsatının kat irtifakı sahibi kişilerin imzası, bu kişiler tarafından v
· 2981 sayılı Yasanın 10/b alanında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasında DO
· Mutlak tarım arazileri
01.08.10
· www.idarehukuku.net Türkiye'nin İdare Hukuku - İdari Yargı Bilgilerine hoşgeldin
29.06.10
· Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
17.04.10
· Kaplıca izinlerini artık Valilikler verecek. Bakanlık yetkiyi devretti.
10.04.10
· Yeni imar para cezası hükümleri önceki (Kaçak yapı suçlarına) uygulanmaz.
08.04.10
· 3194/18 uyg. yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
03.04.10
· Nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olma
28.01.10
· İmar planı ve inşaat ruhsatı iptali üzerine tazminat dava açma süresi
· Plan değişikliği isteminin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalin
· Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi yapılmadan kamulaştırma yapılması
· Dolgu alanında plan yapılabilmesi
· Binanın hukuken en son bittiği tarih

Eski Haberler

İmar hukuku ile ilgili Kanunlar

+imar kanunu (3194)
+il özel idaresi kanunu (5302)
+belediye kanunu (5393)
+büyükşehir belediyesi kanunu(5216)
+kamulaştırma kanunu (2942)
+kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu (2863)

+yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun (5366)
+yapı denetimi hakkında kanun (4708)
+gecekondu kanunu (775)
+imar ve gecekondu af kanunu (2981/3290)

İMAR HUKUKU İLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

+belediyeler tip imar yönt.
+imar affı yönetmeliği
+plansız alanlar yönt.
+plan yapım yönt.
+koruma amaçlı im. pln. yönt.
+kıyı kanunu uyg. yönt.
+tarım alanları yönt.
+karayolları kenarlarında..yönt.
+18. madde uygulama yönt.
+plan müellifleri yönt.
+gecekondu yönetmeliği

+imar ile ilgili tüm yönet.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SA?LIK SİGORTASI KANUNU

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Mevuzatı

idare hukuku (Danıştay) içtihatları

İdare hukuku İçtihatları

idare hukuku, iptal ve tazminat davası

İdari Yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak Yürütmenin Durdurulması istekli iptal ve tazminat dava dilekçe örneği için tıklayınız.

İMAR

imar
içtihatları

Ankara Bölge İdare Mahkemesi

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Ankara Bölge İdare Mahkemesi
Konya Bölge İdare Mahkemesi
Aydın Bölge İdare Mahkemesi
Edirne Bölge İdare Mahkemesi
Manisa Bölge İdare Mahkemesi
Ordu Bölge İdare Mahkemesi
Van Bölge İdare Mahkemesi
Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi
Samsun Bölge İdare Mahkemesi
Antalya Bölge İdare Mahkemesi
Gaziantep Bölge idare Mahkemesi
Denizli Bölge İdare Mahkemesi
Adana Bölge İdare Mahkemesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi
Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi
Malatya Bölge İdare Mahkemesi
Sivas Bölge İdare Mahkemesi
Kayseri Bölge İdare Mahkemesi
Trabzon Bölge İdare Mahkemesi
İdari Yargı (İDARE HUKUKU) Kitapları (Yayınları)
Bölge İdare Mahkemelerinin İnternet (Web) Adresleri - Sayfaları
BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN İTİRAZ MERCİLERİ
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
Devlet Memurları Kanunu
Danıştay Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İdari Yargılama usulü Kanunu
Hakimler ve Savcılar Kanunu
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejimlerinin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK''nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU’NA GÖRE GENEL İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİ
imar








Yeni Sayfa 1




3194 sayılı İmar Kanunu







Yeni Sayfa 2

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU’NA GÖRE GENEL İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİ

                                                                                              Cafer ERGEN

 

İptal davaları; menfaatleri ihlal edilenler tarafından idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek açılan davalar olup, ilgilinin menfaatini ihlal ettiğini iddia ettiği işlemin yazılı bildirimi üzerine, dava açma süresinin başlayacağı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde de açıkça bildirilmiştir.[1]

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dava açma süresi başlığını taşıyan 7.maddenin 1.bendinde, dava açma süresi, özel Kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış, Vergi Mahkemelerinde otuz gün olduğu hükme bağlanmıştır. [2]

Maddede Danıştay’da ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gün olarak belirtilmiş olup, bu süre iki ay anlamına gelmemektedir. Çünkü uygulamada iki ay ile altmış gün aynı tarihte sona ermemektedir. Nitekim bu kabil hesaplamalar sonucunda çoğu kez dava açma süresinin geçirildiği gözlenmektedir. Özellikle 31 gün olan ayların karışıklığa sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Halbuki dava açma süresinin yasa metninde gün olarak belirtilmiş olması nedeniyle bu sürenin hesabın da gün olarak yapılması gerekmektedir.

Altmış günlük süre Danıştay’da ve idare mahkemelerinde dava açılırken kullanılacak genel süredir. Yani özel kanunlarda ayrı süre gösterilmediği takdirde bu genel süre olan almış gün kullanılacaktır. Bununla beraber 2577 sayılı Yasanın 8-13. maddelerinde de genel dava açma süresinden bahsedilirken altmış günlük idari dava açma süresinden bahsedilmektedir.Bu nedenlerden dolayı altmış günlük dava açma süresi idari yargıda Danıştay’da ve idare mahkemelerinde dava açmak için genel süredir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dava dilekçesi üzerinde yapılacak ilk incelemeye ilişkin düzenleme yapan 14-d maddesinde, dava dilekçesinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceğinin öngörüldüğü, bir idari işlemin idari davaya konu olması için kesin ve yürütülebilir nitelikleri birlikte taşıması gerektiği, işlemin kesin olmak "özelliği" ile "yürütülebilirlik" özelliklerinin birbirinden ayrı nitelikte olduğu, bir işlemin kesin olması, yürütülebilir niteliğinin de bulunması anlamına gelmediği gibi kesinleşmiş bulunduğu halde henüz uygulama gücü olmayan işlemler de bulunduğu, işlemin yürütülebilir hale gelmesi, iptal davasına konu olması için zorunlu şartlardan olup, idari işlemin formaliteleri tamamlanmış, mevzuatta öngörülen unsurları taşıyan, bir başka anlatımla uygulamaya konulmaya hazır bulunması halinde uygulanabilir nitelik taşıması[3] ile söz konusu olur. Dolaysıyla altmış günlük idari dava açma süresinin başlayabilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu icrai işlemin tesis edilmiş olması gerekir.

Yükümlünün abone olması halinde, iptali istenilen işlemle aktüel menfaat bağı bulunuyor ise de ancak, işlemin yükümlüye uygulanması ya da işlemin ilanından itibaren yasa dava açma süresi içinde dava açabilecektir.[4]

2577 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca yapılacak ilk incelemede, ilk inceleme konularının sırasıyla inceleneceği, bu durumda görev ve yetki hususlarından başka idari işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olup olmadığı hususunun incelenmeden davanın süre aşımı yönünden reddedilmesinde isabet yoktur.[5]

İdareye yapılan başvuru üzerine tesis edilen işlemin tarih ve sayısı da gösterilerek, dava açma süresini başlatacak yeni bir işlem tesis edileceği ya da başka bir bildirimde de bulunulacağı belirtilmeden yapılan yazılı bildirim üzerine ilgililerin belli bir süre içinde idari dava açması gerektiğine ilişkin yasal düzenlemeler karşısında, dava açması, bildirimin yasal ve zorunlu bir sonucudur. Söz konusu bildirimin idareyi temsil yetkisi olmakla birlikte kendisine Yasa ile açıkça Kurul kararları sonucunun bildirimine ilişkin görev verilmemiş kamu görevlisince yapılması, davacının aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorumlanacak bir durum değil, davanın esası incelenirken işlemin yargısal denetiminde tartışılacak bir sorundur. Aksi halde idarenin herhangi bir işlem tesis etmesi gerekmemesine karşın tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin bu nedenle yapılmamasının ilgililerin hak kaybına yol açacağı açıktır.[6]

İdari işlemin ilgilisine bildirimi üzerine başlayacak olan ve dava süresini altmış gün durduracak olan itirazla ilgili kurallar Yasanın 11. maddesinde; daha önce bir idari işlem yok iken, yönetimi karar almaya yönlendiren başvuruyla ilgili kurallar ise 10.maddede düzenlenmiştir.Belirtilen yasa kurallarından da anlaşılacağı gibi, idari işlemler, ilgililerin önceden bir girişimleri olmadan ya da bireylerin başvuruları üzerine oluşmaktadır.

İdari işlemler kimi zaman da, idarece yapılan duyurulardan sonra ilgili istekleri değerlendirilmek suretiyle halka işlemler oluşturulacağına göre bu tür davalarda süre durumunu farklı şekilde ele almak gerekir.Örneğin, Rektör onayıyla kesinleşecek bir dizi işlemden oluşan zincir işlemlerin yapılması söz konusu olması halinde zinciri oluşturan sıra işlemlerin alınması için ilgili yönetmelikte öngörülen süreler, olası sürüncemelerin önüne geçilmesi amacıyla konulmuş olup idari dava süresine esas alınamazlar. Bu durumda sürelerin geçtiği varsayılarak, başvurunun reddedildiği sonucuna varmak, idari işlem kuramı ile geliştirilmiş idare hukuku ilkeleriyle bağdaşmaz. Söz konusu süreler geçtikten sonra da halka işlemler oluşturulabilir. Bu durumda, başvuru sürecinden ve bir dizi işlemin alınmasından sonra oluşacak olan işlem ile ilgili kesin ve son işlemin oluşum süreci ve biçimi dışına çıkılarak; zincir işlemi oluşturan bazı ön işlemlerin alınışıyla ilgili sürelerin geçtiğinden söz edilip, idari işlemin oluştuğu varsayılarak, dava açılmadan önceki idari itiraz yoluna değinilerek dava süresinin dolduğu sonucuna varmaya hukuken olanaklı değildir.[7]

İdareye belli konuda işlem tesisi için yükümlülük getiren yasa kuralına karşın, idarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hareketsiz kaldığı durumlarda ya da belli bir göreve veya kadroya atanma gibi zaman içerisinde maddi ve/veya hukuksal koşulların değişmesi nedeniyle idarenin yeni bir değerlendirme yapmasını gerektiren konularda, ilgililerin ileriye dönük şekilde hukuki sonuçlarından yararlanmak üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca haklarında yasanın öngördüğü işlemin yapılması için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi halinde de 10. maddede öngörülen usule uygun olarak idari yargıda dava açmaları mümkün bulunduğu [8]

Ecrimisil ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük idari dava açma süresi içinde dava açabileceği gibi, bir ay içerisinde söz konusu ecrimisili ödemek ya da yine bir ay içerisinde düzeltilmesi istemiyle tebliği yapan idareye başvurabilme imkanına sahip oldukları, eğer ilgililer ecrimisil ihbarnamesinin düzeltilmesi isteğiyle ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde başvuruda bulunması üzerine ancak ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin davacı adına düzenlenip tebliğ edilmesi ile ecrimisil alacağı tahakkuk ettirilmiş olacağından dava konusu olayda düzeltme ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren kamu alacağının tahakkuk etmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin düzenlendiği tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.[9]

İdare ve Vergi Mahkemelerinin bulunmadığı illerde, idari yönden ayrı adliye teşkilatı kurulmuş bulunması halinde, asliye hukuk hakimliklerine, idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına gönderilmek üzere verilen dilekçelerin asliye hukuk mahkemesine kayda geçtiği tarihte dava açılmış sayılacaktır.[10]

Vergi Mahkemesince çözümlenmesi gereken bir davanın esastan incelenebilmesi için davanın tebligata nazaran 30 günlük süre içinde açılması şarttır. Bu şart, sadece doğrudan vergi mahkemesinde açılan davalar için geçerli olmayıp, idare mahkemesinde açılmakla beraber görev ve yetki yönünden reddedilerek görevli ve yetkili vergi mahkemesine gönderilen davalar için de geçerlidir.

Vergi mahkemesince çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın ilgili encümen kararı ve düzeltme müracaatının reddine ilişkin tebligata nazaran 30 günlük dava süresi geçirildikten sonra idare mahkemesinde açılan davanın görev ve yetki yönünden reddi ile vergi mahkemesine gönderilmesi üzerine vergi mahkemesince süreden reddi gerekir.[11]

Sözü edilen 7'nci maddede, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu açıklanan dava açma süresi, davanın açıldığı idare mahkemesi için altmış gün olarak öngörülmüştür. Davanın açılmasından sonra, idare mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın vergi mahkemesine gönderilmesi halinde; yukarıda açıklandığı üzere, yasal düzenleme gereği İdari Yargı'nın özel görevli mahkemeleri olan vergi mahkemelerinin görevine girmeyen ve bu nedenle genel görevli idare mahkemeleri için öngörülen altmış günlük süreye tabi bulunan davaya ait dosyanın yeni içtihat uyarınca görevli ve yetkili görülen vergi mahkemesine gönderilmesinin, davasını yasal düzenlemeye uygun olarak süresi içerisinde açan davacının, bu nedenle hak kaybına uğraması sonucunu yaratacağından hak ve nesafet ilkeleriyle bağdaşır nitelikte değildir.[12]

Vergi Usul Kanununun 116.maddesinde, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar nedeniyle haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi ya da alınması, vergi hatası kabul edilmiş ve izleyen maddelerde hataların tanımı yapıldıktan sonra hataların meydana çıkarılması, istem üzerine veya resen düzeltmenin nasıl yapılacağı, düzeltmeye yetkili idari merci ve talebin incelenmesi hakkında düzenlemeler yapılmıştır.

Düzeltmenin kapsamını belirleyen 125.maddede, vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay'dan geçmiş olan muamelelerde hata bulunduğu takdirde, hata hakkında bu yerlerce karar verilmemiş olmak koşuluyla söz konusu kararlar kesinleşmiş olsa dahi aynı hükümlere göre düzeltilebileceği kabul edilmiş, 126.maddede ise vergi hatalarının tarh zamanaşımı süresi dolmadan düzeltilmesi öngörüldükten sonra düzeltme zamanaşımının özel hallerine yer verilmiştir.

Kanunun Altıncı Kısmının Üçüncü Bölümünde yapılan bu düzenlemelerde, düzeltme zamanaşımı ile ilgili süre dışında, ilgililerin düzeltme ve şikayet yollarına belli sürelerde başvurmalarını zorunlu kılan herhangi bir kurala yer verilmemiştir.

Yöntemi Vergi Usul Kanununda düzenlenmiş bulunan vergi hatalarının düzeltilmesi ile ilgili başvurularla ilgili olarak kurulan işlemlere karşı açılacak davalarda, 2577 sayılı Kanunun 7.maddesinde öngörülen başlatılması gerekmektedir. Olayda geliştiği gibi şikayet başvurusu üzerine ilk defa kurulan olumsuz yanıt nedeniyle açılan davada bu işlemin yeni bir işlem olduğu gözardı edilerek, İdari Yargılama Usulü Kanununun idari makamların sükutu ve üst makamlara başvurmayı öngören 10 ve 11.maddelerinin uygulanması yerinde görülmemiştir.[13]

Dava açma süresinin gün olarak belli edilmesi halinde, sürenin hesabında tebliğ gününün dikkate alınmayacağı hk.[14] Vergi Usul Kanununda ayrıca süre öngörülmediğinden Maliye ve Gümrük Bakanlığı işlemlerine karşı açılan davalarda İdari Yargılama Usulü Kanununun 7.maddesindeki sürenin uygulanacağı hk.[15]

213 sayılı Vergi Usul Kanununun tebliğlerle ilgili ve tebliğ esaslarını belirleyen hükümler getiren 93 ve müteakip maddelerinde, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden tüm belgelerin adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtası ile taahhütlü olarak tebliğ edileceği ve posta ile tebliğde, tebliğ edilecek belgelerin kapalı bir zarf içine konulacağı, bilinen adrese gönderilen mektupların, posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı belirtilmiş ve 102. maddesinde de, “Tebliğ olunacak evraka muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.” hükme yer almaktadır.

Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere posta ile tebliğ yapılan hallerde tebliğ tarihini, posta memuru ile muhatabın birlikte atacakları imza sırasında yazılmakta veya yazılmış olması gerekmektedir. Bir başka ifade ile, muhatabın ya imzalarken tebliğ tarihini de yazacağı ya da tarih yazılmış zarfı imzalayacağı kabul edilmektedir. Bu nedenlerle, ilgililerin tebliğ zarfındaki tarihin sonradan yazılmış olabileceği, bu konuda bir tespit yaptırılması gerektiği ve birden çok ihbarnamenin aynı zarf içinde tebliğinin usulsüz olduğu yolundaki iddialarda yasal açıdan yerindelik görülmemektedir.[16]

 


 

[1] Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22.5.2003 gün ve E:2002/1227 K:2003/330 sayılı kararı.

[2] Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 31.12.1986 gün ve E:1984/1634, K:1986/3839 sayılı kararı.

[3] Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22.5.2003 gün ve E:2002/1227 K:2003/330 sayılı kararı.

[4] Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 27.2.2001 gün ve E:1999/4885, K:2001/665 sayılı kararı.

[5] Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 16.11.1994 gün ve E:1994/900, K:1994/4461 sayılı kararı.

[6] Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22.5.2003 gün ve E:2002/1227 K:2003/330 sayılı kararı.

[7] Danıştay Sekizinci Dairesinin 22.2.2000 gün ve E:1999/4726, K:2000/1621 sayılı kararı.

[8] Danıştay Beşinci Dairesinin 15/09/2003 gün ve E:2003/1007, K:2003/3368. DAN-KAR-DER ; SAYI:3

[9] Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 3.10.1997 gün ve E:1997/447, K:1997/246 sayılı kararı. (DAN-DER; SAYI:95)

[10] Danıştay Üçüncü Dairesinin 14/06/1995 gün ve E:1995/1220, K:1995/1888 sayılı kararı.

[11] Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 31.12.1986 gün ve E:1984/1634, K:1986/3839 sayılı kararı.

[12] Danıştay Yedinci Dairesinin 24/04/2000    gün ve E:1999/2854, K:2000/1243 sayılı kararı.

[13] Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 11.12.1992 gün ve E:1992/248 K:1992/466 sayılı kararı,

[14] Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/12/1991 gün ve E:1991/602, K:1991/3247 sayılı kararı. (DAN-DER, SAYI:84-85)

[15] Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 11.12.1992 gün ve E:1992/248 K:1992/466 sayılı kararı,

[16] Danıştay Yedinci Dairesinin 09.07.1984 gün ve E:1984/1081, K:1984/1385 sayılı kararı.






belediyelerin








Yeni Sayfa 1








belediyelerin "imar", "ımar" ve "imar hukuku", "ımar hukuku", "kaçak yapı",
imar planı", "arazi ve arsa düzenlemesi", "imar para cezaları", "imar kirliliği
suçları", kamulaştırma, kamulaştırmasız el atma, imar affı, tapu tahsis belgesi,
imar dava dilekçe örnekleri, imar hukuku davalarına rapor hazırlama, imar
hukukundan kaynaklanan tazminat davaları, ecrisimisl, korunması gerekli kültür
ve taşınmaz varlıkları, sit alanları, eski eser, yıkılan ve yanan tarihi
eserler, ulaşım planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı, uygulama imar
planı, mevzi imar planı, ilave imar planı, inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni,
imar hukuku ile ilgili kanunlar, imar hukuku ile ilgili yönetmelikler ve her
türlü imar sorunlarına çözüm getirecek olan "imar hukukcusu" ve "ımar
hukukçusu". imar davası, idari yargı uzmanı,













imar hukukçusu

Copyright © Imar Hukukcusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-11-09 (5418 okuma)

[ Geri Dön ]