imar

İmar Hukukçusundan Güncel Makaleler (imar)

imar hukuku (imar planları, arazi ve arsa düzenlemesi, kaçak yapı para cezası, inşaat ruhsatı vb.)dava dilekçe örnekleri

Tasnif edilmiş Danıştay Altıncı Dairesi İçtihatları

Danıştay imar ve imar hukuku içtihatları

imar hukuku ile ilgili terimler ve tanımlar


İmar Hukukçusu. Toki'den Ucuz Konut Satışı Devam Ediyor

+Hatalı ödemelerin geri alınması

+
18 uygulaması,

+
Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararı yargı kararının yerine getirilmemesi

+
Belediyelerin internet adresleri (web)

+
Görev tazminatı ile ilgili haberler

+
Konut finansmanı sistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkı

+
Toki'nin satılık evlerine yoğun talep var.

+
18. Madde uygulamasında hukuka aykırılık nedenleri imarhukukcusu cafer ergen

+Eski Haberler

+
2577 sayılı İYUK 7. Madde ile ilgili Danıştay İçtihatları

+657 sayılı Yasa uyarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu

+Radyoloji personelinin çalışma (mesai) saatleri

+
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu kapsamında Sayıştay Genel Kurulunun 14.6.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı.

· ANAYASA MAHKEMESİNİN "YÜRÜRLÜ?Ü DURDURMA" KARARLARI

· ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL İSTEMİYLE YAPILAN BA?VURULAR ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

· İmar Hukuku Terimleri Sözlüğü

· idare hukukcusu (idare hukuku)

idari yargı
İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak yürütmeyi durdurma istekli iptal ve tam yargı dava dilekçesi örneğini görmek için buraya tıklayınız.

İmar

Tüm içeriği görmek için tıklayınız

İdare Hukuku

İDARE HUKUKU

imarhukukcusu.com tüm haberler

imar, Eski Haberler
21.09.12
· İmarda kısıtlılık sorunu sona eriyor (5 Yıl ile sınırlandırıldı)
16.09.12
· imar planları ve imar uygulamaları nedeniyle ücret
08.09.12
· Tazminat davasının süreaşımı nedeniyle reddi halinde maktu avukatlık ücreti
· İlan edilmeksizin uygulamaya konulan bir imar planının şekil eksikliği nedeniyle
· Davanın niteliği itibariyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmas
· Özel parselasyon ile belirlenmiş bulunan umumi hizmet alanları
· İmar planı ile notu arasında birbirine aykırı hususların bulunması
· 5 yıllık inşaat ruhsatı süresi içinde yapı kullanma izin belgesi alınmaması hali
12.05.12
· Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur
10.05.12
· Tapulu yerdeki yapı ruhsattsız da olsa 32. madde işletilmemişse tazminat gerekir
· Yeşil alan için yapılan bağış da DOP tan düşülür.
14.04.12
· Bam Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkın
· Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
· Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
06.04.12
· Anayasa Mahkemesi’ne Göre 3194/42. Maddesinin Üçüncü Fıkrası (32 md)
· 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…32…” ibaresi
01.04.12
· belediyelerin mimari projelerde meslek odasından ayrıca "proje onay belgesi" ist
· 125 nolu Danıştay Dergisi imar hukuku içtihatları
23.03.12
· Köy yerleşik alanı ve civarında imar yetkisi
· Yoldan İhdasen Oluşan Taşınmazlar Hakkında Yorum
· Anayasa Mahkemesi Kararı (Yoldan İhdas)
11.03.12
· Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
05.03.12
· Çoğaltılmış Fikir Ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu
14.02.12
· Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı
21.12.11
· Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (21 Aralık 2011-28149)
· İmar Davaları Kitabı Üçüncü Baskı 2011
06.12.11
· İmar hukuku içtihatları (Danıştay Dergisi 124)
23.10.11
· 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası
· 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesine ve 1 kez yasaklanan faa
· Bedele Dönüştürülen Paya Takdir Edilen Karşılığın Artırılması Davası
· Cedit-Erenler-Topçular-28 Haziran Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı
09.09.11
· Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması zorunlu
12.08.11
· Valilik görüşü alınmadığı gerekçesiyle yıkılamayacağı
· İmar planının yürütmesinin durdurulması üzerine yapının mühürlenmesi
· Ticaret alanında akaryakıt istasyonu yapılamaz
· müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulun
· Tadilat ruhsatının kat irtifakı sahibi kişilerin imzası, bu kişiler tarafından v
· 2981 sayılı Yasanın 10/b alanında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasında DO
· Mutlak tarım arazileri
01.08.10
· www.idarehukuku.net Türkiye'nin İdare Hukuku - İdari Yargı Bilgilerine hoşgeldin
29.06.10
· Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
17.04.10
· Kaplıca izinlerini artık Valilikler verecek. Bakanlık yetkiyi devretti.
10.04.10
· Yeni imar para cezası hükümleri önceki (Kaçak yapı suçlarına) uygulanmaz.
08.04.10
· 3194/18 uyg. yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
03.04.10
· Nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olma
28.01.10
· İmar planı ve inşaat ruhsatı iptali üzerine tazminat dava açma süresi
· Plan değişikliği isteminin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalin
· Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi yapılmadan kamulaştırma yapılması
· Dolgu alanında plan yapılabilmesi
· Binanın hukuken en son bittiği tarih

Eski Haberler

İmar hukuku ile ilgili Kanunlar

+imar kanunu (3194)
+il özel idaresi kanunu (5302)
+belediye kanunu (5393)
+büyükşehir belediyesi kanunu(5216)
+kamulaştırma kanunu (2942)
+kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu (2863)

+yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun (5366)
+yapı denetimi hakkında kanun (4708)
+gecekondu kanunu (775)
+imar ve gecekondu af kanunu (2981/3290)

İMAR HUKUKU İLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

+belediyeler tip imar yönt.
+imar affı yönetmeliği
+plansız alanlar yönt.
+plan yapım yönt.
+koruma amaçlı im. pln. yönt.
+kıyı kanunu uyg. yönt.
+tarım alanları yönt.
+karayolları kenarlarında..yönt.
+18. madde uygulama yönt.
+plan müellifleri yönt.
+gecekondu yönetmeliği

+imar ile ilgili tüm yönet.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SA?LIK SİGORTASI KANUNU

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Mevuzatı

idare hukuku (Danıştay) içtihatları

İdare hukuku İçtihatları

idare hukuku, iptal ve tazminat davası

İdari Yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak Yürütmenin Durdurulması istekli iptal ve tazminat dava dilekçe örneği için tıklayınız.

İMAR

imar
içtihatları

Ankara Bölge İdare Mahkemesi

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Ankara Bölge İdare Mahkemesi
Konya Bölge İdare Mahkemesi
Aydın Bölge İdare Mahkemesi
Edirne Bölge İdare Mahkemesi
Manisa Bölge İdare Mahkemesi
Ordu Bölge İdare Mahkemesi
Van Bölge İdare Mahkemesi
Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi
Samsun Bölge İdare Mahkemesi
Antalya Bölge İdare Mahkemesi
Gaziantep Bölge idare Mahkemesi
Denizli Bölge İdare Mahkemesi
Adana Bölge İdare Mahkemesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi
Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi
Malatya Bölge İdare Mahkemesi
Sivas Bölge İdare Mahkemesi
Kayseri Bölge İdare Mahkemesi
Trabzon Bölge İdare Mahkemesi
İdari Yargı (İDARE HUKUKU) Kitapları (Yayınları)
Bölge İdare Mahkemelerinin İnternet (Web) Adresleri - Sayfaları
BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN İTİRAZ MERCİLERİ
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
Devlet Memurları Kanunu
Danıştay Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İdari Yargılama usulü Kanunu
Hakimler ve Savcılar Kanunu
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejimlerinin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK''nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

2577 sayılı İYUK Madde 7 ile ilgili Danıştay İçtihatları 8
imar hukuku



2577 sayılı İYUK Madde 7 ile ilgili Danıştay İçtihatları 8


Yeni Sayfa 2

Karar Özeti

Tarhiyat öncesi uzlaşma talebinin reddi üzerine düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin alınmasından sonra uzlaşma talep edilmesinin vergi usul kanununun ek madde 11/ııı gereği dava açma süresini kesmeyeceği hk.[71]

 

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

İstemin Özeti : Yükümlü hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 1997/Eylül dönemi çin salınan kusur cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden davacı nezdinde düzenlenen rapor esas alınarak tarh olunan ve 3.1.2000 tarihinde tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnamesine karşı İl Uzlaşma Komisyonu Başkanlığına verilen ve 25.1.2000 tarihinde kayda geçen dilekçesiyle uzlaşma başvurusunda bulunan davacının, bu isteminin reddine dair verilen 14.2.2000 tarih ve 35/941 sayılı yazıyı esas alarak dava açtığının anlaşıldığı, İdari Yargılama Usulü Kanununun 7/1. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde 30 gün olduğunun hükme bağlandığı, Vergi Usul Kanununun uzlaşma ile ilgili bölümünün ek 11. maddesinin III. fıkrasında ise tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde mükellefler veya ceza muhatabı olanların verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemeyeceklerinin hüküm altına alındığı, olayda II Uzlaşma Komisyonu Başkanlığı yazısında vergi dairesi ile yapılan uzlaşma sonrası vergi inceleme raporunda belirtilen vergi ve cezalara karşı davacının tarhiyat öncesi uzlaşma talep ettiğinin, ancak 27.7.1999 tarih ve 127 sayılı tutanak ile uzlaşmanın vaki olmadığının belirlendiği, bu tespit karşısında davacıya 3.1.2000 tarihinde tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnamesine karşı davacının II Uzlaşma Komisyonu Başkanlığı'na uzlaşma başvurusunda bulunma hakkı olmadığı gibi başvurunun dava açma süresini uzatması ya da kesmesinden de sözedilemeyeceği, bu esasa göre tebliğ üzerine vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı otuz gün içinde dava açılmamış olması nedeniyle davanın esastan incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararının; yapılan uzlaşma başvurusunun dava açma süresini kestiği, davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Savcı Cavit Zeybek'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi Özlem Erdem Karahanoğulları'nın Düşüncesi : İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek itelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Temyiz edilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anılan Mahkeme kararının onanmasına, 6.610.000.- lira ilam harcının temyiz isteminde bulunandan alınmasına 20.3.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. BŞ/ŞGK

 

 

Karar Özeti

Yükümlünün abone olması nedeniyle iptali istenilen işlemle aktüel menfaat bağı bulunuyor ise de ancak, işlemin yükümlüye uygulanması ya da işlemin ilanından itibaren yasa dava açma süresi içinde dava açabileceği hk.[72]

 

Temyiz İsteminde Bulunan : ... A.Ş.

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf : İZSU Genel Müdürlüğü

Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Tarifeler Yönetmeliğinin, vadesinde ödenmeyen su ve atıksu ücretleri için yapılacak işlemleri düzenleyen 32/a maddesinin değiştirilmesine ilişkin Genel Kurulun 7.7.1994 tarih ve 5/122 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davayı; dosyadan su bildirgesinde yer alan alacağın ödenmemesi halinde uygulanacak olan gecikme faizinin dava tarihinde hesaplanıp yükümlüye tebliğ edilmediğinin görüldüğü, bu durumda su borcu bildirimi şeklindeki idari işlemin davacıya tebliğ edilmiş icrai nitelikte bir işlem olmadığı, ayrıca yükümlünün hakkının muhtel olduğundan da bahsedilemeyeceği, sonuç itibariyle ortada dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararının; kirlilik önlem payı ve atıksu bedeli talep edilen şahıslardan, kurulan sistem gereği geçikmeli ödeme yapılması halinde gecikme faizi istenileceği, bu değişikliğin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteğinin gerektiği savunulmuştur.

Savcı Işın Esen'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi Feyza Günel'in Düşüncesi : Olayda, yükümlünün abone olması nedeniyle iptali istenilen kararla aktüel menfaat bağı bulunmaktadır. Ancak bu gibi durumlarda ilanı gereken düzenleyici işlemin iptali için işlemin ilan edildiği tarihten itibaren yasal süresi içinde dava açılabileceği gibi menfaati bulunanların düzenleyici işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içinde gerekirse uygulanan işlemle birlikte düzenleyici işlemin de iptali isteminde bulunularak dava açılabilir. Dosyadaki belgelerden, 7.7.1994 tarihli Genel Kurul kararından yükümlünün 3.8.1995 tarihinde haberdar olduğu ve 18.10.1995'te dava açıldığı anlaşılmaktadır. Haberdar olma tarihinin esas alınması halinde dahi birinci şekilde dava açma süresinin geçirildiği görülmektedir. Öte yandan henüz iptali istenilen kararın yükümlüye uygulanmadığı anlaşıldığından ikinci hale göre de dava açılamayacaktır.

Bu durumda, sonucu itibariyle yerinde olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

İstem; vadesinde ödenmeyen su ve atık su ücretler için yapılacak işlemleri düzenleyen Tarifeler Yönetmeliğinin 32/a maddesinin değiştirilmesine ilişkin Genel Kurulun 7.7.1994 tarih ve 5/122 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden ... Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir;

Olayda, yükümlünün abone olması nedeniyle iptali istenilen kararla aktüel menfaat bağı bulunmaktadır. Ancak bu gibi durumlarda aktüel menfaati bulunanların iki şekilde dava açabilecekleri 2577 sayılı Kanunun 7/4. maddesinde açıklanmıştır. Birincisi ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin işlemin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı dikkate alınarak açılacak davalardır. İkincisi ise düzenleyici işlemin ilgili kişiye uygulanması halinde açılacak davalardır ve bu davalarda da işlemin tebliğinden itibaren 30 gün içinde gerekirse uygulanan işlemle birlikte düzenleyici işlemin de iptali isteminde bulunularak dava açılabilir.

Dosyalardaki belgelerden; 7.7.1994 tarihli Genel Kurul kararından yükümlünün 3.8.1995 tarihinde haberdar olduğu ve 18.10.1995'te dava açıldığı anlaşılmaktadır. Haberdar olma tarihinin esas alınması halinde dahi birinci şekilde dava açma süresinin geçirildiği görülmektedir. Öte yandan henüz iptali istenilen kararın yükümlüye uygulanmadığı anlaşıldığından ikinci hale göre de dava açılamayacaktır. Ancak yükümlüye bu kararın uygulanması halinde yasal dava açma süresi içinde hem Genel Kurul Kararının iptali hem de uygulanan işlemin iptali istemiyle dava açılabilecektir.

Bu durumda Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi sonucu itibariyle yerinde olduğundan temyiz isteğinin reddine, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayılı kararının onanmasına, ...- lira ilam harcının temyiz isteğinde bulunandan alınmasına 27.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

BŞ/ŞGK

 

 

 

 

Karar Özeti

2577 sayılı Kanunun 14.maddesi uyarınca yapılacak ilk incelemede, ilk inceleme konularının sırasıyla inceleneceği, bu durumda idari işlemin,

idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olup olma-

dığı hususunun incelenmeden davanın süre aşımı yönünden reddedilmesin-

de isabet olmadığı hk.[73]

 

İnşaat işi ile uğraşan yükümlü şirket hakkında tanzim edilen, işgal

harcına ilişkin tespit ve tahakkuk fişinin iptali istemiyle açılan da-

vayı 5.5.1993 tarihinde tebliğ edilen tahakkuk fişine karşı 2577 sayı-

lı Kanunun 7.maddesinde belirlenen otuz günlük dava açma süresi geçi-

rildikten sonra 1.7.1993 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu

gerekçesiyle reddeden Bursa Vergi Mahkemesinin 7.12.1993 gün ve 1993/

1785 sayılı kararının bozulması istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dilekçeler Üzerine İlk

İnceleme" başlıklı 14.maddesinin 3.fıkrasında dilekçelerin Danıştay'da

daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi

mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tara-

fından ilk inceleme konuları yönünden sırasıyla inceleneceği belirtil-

miştir. Madde hükmü uyarınca, açılan bir davada, öncelikle, idari dava

ya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı hu

susunun, incelenmesi gerekmektedir.

Olayda, 5.5.1993 tarihli inşaat yer işgallerine ait tespit ve tahakkuk

fişi adı altında tanzim edilen belgenin, işgal harcı tarhiyatına hazır

lık mahiyetinde yapılan tespite ilişkin bir belge olması, herhangi bir

yükümlülük getirmemesi ve sadece bir ön işlem olması nedeniyle idari

davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteli-

ğinde olmadığı görülmektedir.

Bu durumda, yukarıda açıklanan yasa hükmü çerçevesinde olayın bu yönüy

le incelenip bir karar verilmesi gerekirken süre aşımı nedeniyle dava-

nın reddinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kara-

rının bozulmasına karar verildi.

 

 

BŞ/NÇ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Karar Özeti

213 sayılı Kanunun Ek 7.maddesindeki 15 günlük ek süre, tarhiyattan sonra uzlaşma talebinde bulunanlar için tanınmış olup, tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunan kişinin ihbarnamelerin tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde dava açması gerektiği hk.[74]

 

Davacı şirketin Temmuz 1985 dönemi işlemlerinin Katma Değer Vergisi yö

nünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu ile 12.791.

513 liranın haksız yere iade edildiğinin saptanması nedenyile tarh edi

len kaçakçılık cezalı Katma Değer Vergisinin kaldırılması istemiyle

açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7.maddesin-

de vergi mahkemelerinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı sü-

re gösterilmeyen hallerde otuz gün olduğunun hükme bağlandığı, 213 sa

yılı Vergi Usul Kanunun değişik ek 11.maddesinin üçüncü fıkrasında,

tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde

uzlaşmaya varılamamış olması halinde mükelleflerin veya ceza muhatabı

olanların verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma ta

lep edemeyeceklerinin belirtildiği, Vergi Usul Kanununun ek 7.maddesin

de belirtilen 15 günlük ek dava açma süresinin ancak tarhiyattan sonra

uzlaşma talebinde bulunan yükümlülere tanınmış bir hak olduğu, olayda

yükümlü şirketin tarhiyat öncesi uzlaşmaya gittiği, ancak uzlaşmaya va

rılamaması üzerine tarh edilen vergi ve cezanın salındığı, ikinci bir

uzlaşma talep edilmesi üzerine "anlaşma konisyonu ön kararı" ile uzlaş

ma talebi reddedildiğinden olaya 15 günlük ek dava açma süresinin uygu

lanamayacağı, Vergi ve Ceza ihbarnamelerinin 9.2.1988 tarihinde tebliğ

edilmesine karşın otuz günlük dava açma süresi geçirildikten sonra

19.4.1988 tarihinde dava açıldığından olayda süre aşımı bulunduğu ge-

rekçesiyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması isteminden iba

rettir.

Temyiz edilen İzmir 4.Vergi Mahkemesinin 8.9.1988 gün ve 1988/452 sayı

lı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesi-

nin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı

anlaşıldığından temyiz isteminin reddine anılan mahkeme kararının onan

masına karar verildi.

 

 

BŞ/SE

 

 

 

 

 

 

 

 

Karar Özeti

İdarenin mahkeme kararını uygulamaması halinde davacı bu yargı kararının infazını idareden genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl içinde her

zaman isteyebileceği hk.[75]

 

Taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle açılan tazyid-i bedel davasının

sonuçlanmasından sonra artırılan bedel üzerinden tahakkuk ettirilerek

tahsil edilen Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisinin iadesine ilişkin

mahkeme kararının vergi dairesince uygulanmaması sonucunda zarara uğra

dığı nedeniyle 1.2.1983 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi

ile birlikte maddi, manevi tazminat ödenmesi istemiyle açılan davayı;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7.maddesinde dava açma sü-

resinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahke

melerinde 30 gün olarak belirlendiği, yine aynı yasanın 10.maddesinde,

ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya ey-

lemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün

içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgilile-

rin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, ko

nusuna göre Danıştay'a İdare ve Vergi Mahkemelerinde dava açabilecekle

ri, altmış günlük süre içinde verilen cevap kesin değilse ilgili bu ce

vabı istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabıda bekle

yebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemiyeceği, dava açılma-

yan haller ile davanın süreden reddi halinde, altmış günlük sürenin

bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilmesi halinde, ce

vabın tebliğinden itibaren dava açma süresinin yeniden işlemeye başlı-

yacağı, aynı kanun 11.maddesinde ise, ilgililer tarafından idari dava

açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması geri alınması, değiştiril-

mesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamlardan, üst makam yoksa

işlemi yapmış olan makamlardan, idari dava açma süresi içinde istenebi

leceği, bu başvurmanın işlememeye başlamış olan idari dava açma süresi

ni durduracağı, altmış gün içinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş

sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde

dava açma süresinin yeniden işlemeye başlıyacağı ve başvurma tarihine

kadar geçmiş süreninde hesaba katılacağının hükme bağlandığı, olayda,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28.maddesi gerğince davacı

lara ödenmesi gereken Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisinin; Emlak Ver-

gi Dairesi Müdürlüğünce ödenmemesi üzerine sözü edilen yasa hükümleri

gereğince altmış günlük başvuru süresinin bitiminden itibaren otuz gün

lük süre içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açılması gerekirken

bu süre geçirildikten sonra 7.9.1988 tarihinde dava açıldığı gerekçesi

ile süre aşımı nedeniyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması

istenilmektedir.

Anayasa'nın 125.maddesinin son bendinde idarenin, kendi eylem ve işlem

lerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, 138.maddesinde de, yasa

ma ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda

bulundukları, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir su-

retle değiştiremiyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremiye

ceği öngörülmüştür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28.maddesinin 1.fıkrasın-

da, Danıştay Bölge İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin esas ve

yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idaresi-

nin engeç altmış gün içinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya

mecbur olduğu, 6.fıkrasında da tazminat ve vergi davalarında kararın

idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanu-

ni gecikme faizi ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Sözü edilen yasa hükümlerine göre idare, yargı ilamının hüküm ve icap-

larına göre işlem ve eylem tesis etmeye mecbur olup, yargı kararlarına

göre eylem ve işlem tesis etmeyen idare aleyhine reddi ve manevi tazmi

nat davası açılabileceği açıktır.

Yükümlüler yargı kararlarının infazını, idareden genel zaman aşımı sü-

resi olan 10 yıl içerisinde, her zaman isteyebilirler. İdare yargı ka-

rarına uymak ve icaplarını hiç bir duraksamaya meydan vermeden yerine

getirmek mecburiyetindedir.

Mahkeme kararının infazı için yapılacak müracaat sonucunda açılacak

davaya süre yönünden yasal bir sınırlama getirilmesi halinde, yargı

yolu ile kazanılmış bulunulan bir hakkın başka bir yoldan kaybedilmesi

sonucu ortaya çıkabilmektedir. Şöyleki, olayda olduğu gibi yükümlüle-

rin yargı yolu ile kazandıkları ve verginin red ve iadesine ilişkin

mahkeme kararını re'sen hiçbir belge aramaksızın uygulama mecburiyetin

de olan Vergi Dairesinin, bu kararı çeşitli nedenlerle uygulamak iste-

memesi sonucunda, yükümlülerin bu kararın infazı için genel zamanaşımı

süresi içinde yapılan başvuru sonucunda açılan davanın süreaşımı nede-

niyle reddedilmesi halinde, mahkeme kararı ile iadesine hak kazanılan

verginin iade edilmemesi durumunu ortaya çıkartır ve dolayısıyla da da

vayı kaybeden vergi dairesini sonuçta davayı kazanmış durumuna geti-

rir.

Dosyanın icnelenmesinden yükümlülerin sahip olduğu taşınmazın Petrol

Ofisi Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin artı

rımı için Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan dava sonucunda artırı

lan kamulaştırma bedelinin yükümlülere ödenmesi esnasında Mali Denge,

Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisinin Petrol Ofisi Genel Müdürlüğü tah-

sil fişi ile tahsil edildiği, yükümlüler tarafından kesilen bu vergile

rin red ve iadesi istemiyle açılan davanın, Vergi Mahkemesince Mali

Denge Vergisinin tasdiki, Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisinin red ve

iadesi suretiyle kısmen kabulüne karar verildiği ve bu kararın vergi

dairesine tebliği üzerine vergi dairesinin bu kararı Danıştay nezdinde

temyiz ettiği, ancak Danıştay Dokuzuncu Dairesince bu temyiz istemi

reddedilmek suretiyle mahkeme kararının aynen onandığı, yükümlülerin

bu yargı kararlarının infazı için vergi dairesine yaptıkları müracaa-

tın vergi dairesince bazı nedenler ileri sürülerek yerine getirilmedi-

ği anlaşılmaştır.

Sözü edilen yasa hükümleri uyarınca mahkeme kararının infazı için ida-

reye başvurma konusunda herhangi bir süre öngörülmediğinden yükümlüle-

rin 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde yaptıkları başvuru üzeri-

ne açılan davada süreaşımı olmadığından mahkemece esas yönünden karar

verilmesi gerekirken davanın süreaşımı nedeniyle reddedilmesinde isa-

bet görülmemiştir.

Belirtilen nedenlerle Ankara 7.Vergi Mahkemesinin 1989/700 sayılı kara

rının bozulmasına, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar ve-

rildi.

AZLIK OYU:

Yükümlülerin temyizde ileri sürdükleri iddialar yerinde görülmediğin-

den, mahkeme kararının tasdiki gerekeceği görüşü ile çoğunluk kararına

katılmıyoruz.

 

 

 

 

BŞ/SE

 

 

 

 

 

 

Karar Özeti

Hal tahsis ücretinin arttırılmasına ilişkin tarife kararının iptali

istemiyle açılan davada vergi mahkemesince hallerin işletme ve idare,

ıslah ve tevsii gibi giderlerin neler olduğunun araştırılması suretiy-

le karar verilmesi gerekeceği hk.[76]

 

2577 sayılı Kanunun 7/1.maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunla-

rında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde otuz gün

olduğu, aynı maddenin 4.bendinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde

dava süresinin ilan tarihini izleyen günden başlıyacağı, ancak bu iş-

lemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygula

nan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği hükme bağ-

lanmış olup, olayda ilan edilen tarife kararının uygulaması sonucunda

hal tahsis ücretinin yükümlüden 23.7.1990 tarihinde düzenlenen ihbarna

me ile istendiği, yükümlüce bu ihbarnameye karşı 22.8.1990 tarihinde,

dava açma süresi içinde tarife kararının iptali istemiyle dava açıldı-

ğı anlaşıldığından, idarenin davanın süresinde açılmadığı yönündeki id

diasında isabet görülmemiştir.

İşin esasına gelince;

İstem toptancı halindeki yer tahsis ücretini günlük 5.000 liradan

10.000 liraya yükselten Belediye Meclisi 1990 yılı tarife kararının ip

tali istemiyle açılan davayı kabul eden vergi mahkemesi kararının bo-

zulmasına ilişkin bulunmaktadır.

1580 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesinin 58.bendinde, her nevi et,

yağ, balık, sebze ve meyva gibi yenilecek şeylerin toptan alım ve satı

mının muayyen mahallerde ve belediye nezareti altında icrasını temin

için haller tesis ve idare etmenin belediyelerin vazifesi olduğu belir

tilmiş ve bu bent hükmü gereğince kurulan Toptancı Hallerin Sureti İda

resi Hakkında 80 sayılı Kanunun 6.maddesinde, belediyece halde kendile

rine muayyen yer tahsis edilenlerin işgal ettikleri yerler için 1580

sayılı Kanunun 70.maddesinin 8.bendine göre ücret ödeyecekleri hükme

bağlanmıştır.

Öte yandan, 1580 sayılı Belediye Kanununun 70.maddesinin 8.bendinde,

Belediye Meclisince, belediye vergi ve resimlerinin taalluk ettiği hu-

susat haricinde belediye dairesi tarafından ifa olunacak hizmetlere mu

kabil alınacak ücret tarifelerinin müzakere ve karara bağlanacağı be-

lirtilmiş bulunmaktadır.

1580 sayılı Belediye Kanunu ile 80 sayılı Kanunun hal tahsis ücretine

ilişkin hükümlerinin bir arada düşünülmesi halinde, Belediye Meclisle-

rince halde kendilerine muayyen yer tahsis edilenlerden alınacak ücret

ler için düzenlenecek tarifelerin hallerin işletme ve idaresi, ıslah

ve tevsii gibi masraflarının gözönünde tutulmak suretiyle tesbiti ge-

rekmektedir.

Bu durumda günün ekonomik koşullarının dikkate alınması ve hallerin iş

letme ve idaresi, ıslah ve tevsii gibi masrafların neler olduğunun

araştırılması suretiyle belediye meclisinin hal tahsis ücretine iliş-

kin 1990 yılı tarife kararı hakkında karar verilmesi gerekirken, vergi

mahkemesince bu konularda bir araştırma yapılmaksızın hizmet masrafla-

rının artmamasından bahsedilerek sadece çevre il belediyelerinin tes-

bit ettikleri hal tahsis ücretleri ile mukayese edilmesi sonucunda Be-

lediye Meclis kararının 1990 yılı tarifesinin hal tahsis ücretine iliş

kin kısmının iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararı

nın, yukarıda belirtilen hususların araştırılması sonucunda yeniden ka

rar verilmek üzere bozulmasına karar verildi.

 

 

BŞ/SE

(DAN-DER, SAYI:84-85)

 

 

 

 

 

 

Karar Özeti

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun düzeltme şikayet yolunda uygulanma olanağı bulunan 11.maddesinde belirlenen süreden önce Danıştay'da açılan davanın inceleme olanağının bulunmadığı hk. [77]

 

Uyuşmazlık, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü adına 1988 yılı

için tahakkuk ettirilerek tebliğ edilen Emlak Vergisinin kaldırılması

istemiyle Vergi Mahkemesinde 8.2.1988 tarihinde açılan davanın süreden

reddedilip dilekçenin bir örneğinin düzeltme talebi olarak 12.2.1988

tarihinde Belediye Başkanlığı Emlak Vergi dairesine gönderilmesi üzeri

ne, düzeltme yalebine cevap verilmemesi nedeniyle Belediye Emlak Vergi

Dairesi Müdürlüğünce yapılan tarh ve tahakkuk işleminin iptali istemin

den ibarettir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2686 sayılı Kanunun 24.maddesi ile de-

ğişik 124.maddesinde, Vergi Mahkemesinde dava açma süresi geçtikten

sonra yaptıkları düzeltme talebi reddolunanların şikayet yoluyla Mali-

ye ve Gümrük Bakanlığına müracaat edecekleri, bu madde gereğince İl

Özel İdare Vergileri hakkında Valiliğe ve Belediye Vergileri hakkında

Belediye Başkanlığına müracaat edebilecekleri hükme bağlanmış, diğer

taraftan 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24.maddesinin (J) bendinde,

Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme talepleri-

nin reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar, ilk

derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar arasında sayıl-

mış bulunmaktadır.

Olayda, Sosyal Sigortalar Kurumuna ait taşınmaz nedeniyle 1988 yılı

için kurum adına tahakkuk ettirilen Emlak Vergisine karşı 8.2.1988 ta-

rihinde ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 11.maddesi hükmüne göre

süresinde Vergi Mahkemesi nezdinde açılan davada, mahkemenin davayı sü

reden reddederek, dava dilekçesinin bir örneğini düzeltme talebi kabul

edip Emlak Vergi Dairesi Müdürlüğüne 12.2.1988 tarihinde göndermesi

üzerine, düzeltme talebine belediye vergi dairesince cevap verilmemesi

nedeniyle, tahakkukun kaldırılması istemiyle 20.4.1988 tarihinde Vergi

Mahkemesi kanalıyla Danıştay'da dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, düzeltme dilekçesinin Belediye Emlak Vergi Dairesine 12.2.

1988 tarihinde gönderilmesi üzerine (60) gün beklenip, bu sürenin so-

nunda, yükümlü kurumca şikayet yoluyla Belediye Başkanlığına başvurul-

 

 

ması, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun düzeltme ve şikayet

yolunda uygulanma olanağı bulunan 11.madde hükmüne göre isteğin redde-

dilmesi veya altmış gün içinde bir cevap verilmemek suretiyle reddedil

miş sayılması halinde, altmış (60) günün dolduğu tarihten itibaren

2577 sayılı Kanunun 7.maddesi hükmüne göre altmış gün içinde Danıştay'

da dava açılması gerekirken, 12.2.1988 tarihinde gönderilen dilekçe

üzerine Belediye Emlak Vergi Dairesi Müdürlüğ7nce cevap verilmemesi

üzerine 20.4.1988 tarihinde Danıştay'da açılan davanın incelenme olana

ğı bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, vaktinden önce açıldığı anlaşılan davanın reddine karar

verildi.

 

(DAN-DER SAYI:72-73)

 

 

RD/YÖ

 

 

Karar Özeti

Özel kanundaki hüküm uyarınca sosyal sigortalar kurumunun emlak vergi sinden muaf olduğu hk. [78]

 

Uyuşmazlık, 1984 yılı için müvekkili kurum adına salınan ve ihtirazi

kayıtla ödenen Emlak Vergisi ile Temizleme ve Aydınlatma Harcının ter-

kini ve iadesi isteği ile açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kara-

rının bozulması isteminden ibarettir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7.maddesinin 1.bendinde,

özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerin-

de dava açma süresinin otuz gün olduğu hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden ödeme tarihi itibariyle 30 gün içinde açıldı-

ğı anlaşılan davanın süresinde olduğuna oyçokluğuyla karar verildikten

sonra işin esasıne geçildi.

27.7.1983 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4792 sayı-

lı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 2868 sayılı Kanunun 2.maddesiyle

değişik 24.maddesinde, kuruma ait taşınır ve taşınmaz mallar ile bun-

lardan elde edilen hak ve gelirlerin her türlü vergi, resim ve harçtan

muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

Anılan maddede yer alan her türlü vergi resim ve harç deyiminin Emlak

Vergisi İle Temizleme ve Aydınlatma Harcını da kapsayacağı açık oldu-

ğundan yükümlü kurumun anılan vergi ve harçtan muaf tutulması gerekir-

ken adına tarhiyat yapılmasında yasal isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle yükümlü temyiz isteminin kabulüyle Vergi Mahkeme-

si kararının bozulmasına ve tarhiyatın terkinine, tahsil edilen emlak

vergisi ile temizleme ve aydınlatma Harcının yükümlüye iadesine, karar

verildi.

 

 

 

 

 

Karar Özeti

Dava açma süresi içinde yapılan vergi hatasının düzeltilmesi isteminin reddi üzerine 2577 sayılı Kanunun 11.maddesinde öngörülen süre içinde dava açılması gerektiği hk.[79]

 

Noter Harcının kaldırılması istemiyle açılan davayı; ihracatı teşvik

belgesine göre yapılan sözleşme nedeniyle şirketin noter harcından mu-

af olduğuna dair iddiasının 213 sayılı kanunun 118.maddesine göre ver-

gi hataları kapsamında olduğu, şirketin, 27.10.1983 tarihinde tahsil

edilen Noter Harcı için 25.11.1983 tarihinde yapılan düzeltme talebi-

nin 24.5.1984 tarihinde tebliğ edilen yazı ile reddedildiği, 2577 sa-

yılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 ve 11.maddeleri gereğince 25.5.

1984 tarihine kadar dava açılması gerekirken 15.6.1984 tarihinde açı-

lan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçe

siyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması isteminden ibaret-

tir.

Temyiz edilen Vergi Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama

Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden

hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anı

lan mahkeme kararının onanmasına karar verildi.

 

BŞ/YÖ

 

 

Karar Özeti

Vergi Mahkemesince çözümlenmesi gereken bir davanın yanlışlıkla idare mahkemesinde açılması halinde, bu davaya, Vergi Mahkemesinde açılacak davalar için öngörülen 30 günlük sürenin uygulanacağı hk.[80]

 

 

Dosyanın incelenmesinden, yükümlü kurumun işletmekte olduğu kalker taş

ocağı nedeniyle 1982-1986 yılları için İl Daimi Encümeni kararıyla mak

tu rüsmun tesbit edildiği, bu kararın şirkete tebliği üzerine idareye

müracaatla encümen kararının değiştirilmesinin istendiği, bu isteğin

18.11.1982 tarihinde reddi üzerine, 30.12.1982 tarihinde idare mahkeme

sine encümen kararının iptali istemiyle dava açıldığı, idare mahkeme-

since davanın görev ve yetki yönünden reddi üzerine dosyanın vergi mah

kemesine gönderildiği anlaşılmıştır.

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahke-

melerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6.maddesinin a fıkra-

sında; vergi mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye

ve köylere ait vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bun-

lara ilişkin zam ve cezalar ile tarife uyuşmazlıklarını çözümleyeceği

hükmü yer almış olup, iş bu uyuşmazlığın anılan madde kapsamında oldu-

ğu açıktır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dava açma süresi başlığını

taşıyan 7.maddenin 1.bendinde, dava açma süresi, özel Kanunlarında ay-

rı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde alt

mış, Vergi Mahkemelerinde otuz gün olduğu hükme bağlanmıştır.

Vergi Mahkemesince çözümlenmesi gereken bir davanın esastan incelene-

bilmesi için davanın tebligata nazaran 30 günlük süre içinde açılması

şarttır. Bu şart, sadece doğrudan vergi mahkemesinde açılan davalar i-

çin geçerli olmayıp, idare mahkemesinde açılmakla beraber görev ve yet

ki yönünden reddedilerek görevli ve yetkili vergi mahkemesine gönderi-

len davalar için de geçerlidir.

Vergi mahkemesince çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın ilgili encümen ka

rarı ve düzeltme müracaatının reddine ilişkin tebligata nazaran 30 gün

lük dava süresi geçirildikten sonra 30.12.1982 tarihinde idare mahkeme

sinde, açılan davanın; görev ve yetki yönünden reddi ile vergi mahkeme

sine gönderilmesi üzerine vergi mahkemesince süreden reddi gerekirken

kararda yazılı gerekçeyle esasın incelenmesinde yasal isabet görülme-

miştir.

Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulmasına, davanın süreden

reddine karar verildi.

 

RD/YÖ

 







Yeni Sayfa 1





belediyelerin "imar", "ımar" ve "imar
hukuku", "ımar hukuku", "kaçak yapı", imar planı", "arazi ve arsa düzenlemesi",
"imar para

cezaları", "imar kirliliği suçları", "idare hukuku", "idari yargılama usulü" ve
her türlü imar sorunlarına çözüm getirecek olan "imar hukukcusu" ve "ımar
hukukçusu".












imar hukukçusu

Copyright © Imar Hukukcusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-10-08 (2115 okuma)

[ Geri Dön ]