imar

İmar Hukukçusundan Güncel Makaleler (imar)

imar hukuku (imar planları, arazi ve arsa düzenlemesi, kaçak yapı para cezası, inşaat ruhsatı vb.)dava dilekçe örnekleri

Tasnif edilmiş Danıştay Altıncı Dairesi İçtihatları

Danıştay imar ve imar hukuku içtihatları

imar hukuku ile ilgili terimler ve tanımlar


İmar Hukukçusu. Toki'den Ucuz Konut Satışı Devam Ediyor

+Hatalı ödemelerin geri alınması

+
18 uygulaması,

+
Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararı yargı kararının yerine getirilmemesi

+
Belediyelerin internet adresleri (web)

+
Görev tazminatı ile ilgili haberler

+
Konut finansmanı sistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkı

+
Toki'nin satılık evlerine yoğun talep var.

+
18. Madde uygulamasında hukuka aykırılık nedenleri imarhukukcusu cafer ergen

+Eski Haberler

+
2577 sayılı İYUK 7. Madde ile ilgili Danıştay İçtihatları

+657 sayılı Yasa uyarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu

+Radyoloji personelinin çalışma (mesai) saatleri

+
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu kapsamında Sayıştay Genel Kurulunun 14.6.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı.

· ANAYASA MAHKEMESİNİN "YÜRÜRLÜ?Ü DURDURMA" KARARLARI

· ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL İSTEMİYLE YAPILAN BA?VURULAR ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

· İmar Hukuku Terimleri Sözlüğü

· idare hukukcusu (idare hukuku)

idari yargı
İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak yürütmeyi durdurma istekli iptal ve tam yargı dava dilekçesi örneğini görmek için buraya tıklayınız.

İmar

Tüm içeriği görmek için tıklayınız

İdare Hukuku

İDARE HUKUKU

imarhukukcusu.com tüm haberler

imar, Eski Haberler
21.09.12
· İmarda kısıtlılık sorunu sona eriyor (5 Yıl ile sınırlandırıldı)
16.09.12
· imar planları ve imar uygulamaları nedeniyle ücret
08.09.12
· Tazminat davasının süreaşımı nedeniyle reddi halinde maktu avukatlık ücreti
· İlan edilmeksizin uygulamaya konulan bir imar planının şekil eksikliği nedeniyle
· Davanın niteliği itibariyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmas
· Özel parselasyon ile belirlenmiş bulunan umumi hizmet alanları
· İmar planı ile notu arasında birbirine aykırı hususların bulunması
· 5 yıllık inşaat ruhsatı süresi içinde yapı kullanma izin belgesi alınmaması hali
12.05.12
· Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur
10.05.12
· Tapulu yerdeki yapı ruhsattsız da olsa 32. madde işletilmemişse tazminat gerekir
· Yeşil alan için yapılan bağış da DOP tan düşülür.
14.04.12
· Bam Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkın
· Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
· Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
06.04.12
· Anayasa Mahkemesi’ne Göre 3194/42. Maddesinin Üçüncü Fıkrası (32 md)
· 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…32…” ibaresi
01.04.12
· belediyelerin mimari projelerde meslek odasından ayrıca "proje onay belgesi" ist
· 125 nolu Danıştay Dergisi imar hukuku içtihatları
23.03.12
· Köy yerleşik alanı ve civarında imar yetkisi
· Yoldan İhdasen Oluşan Taşınmazlar Hakkında Yorum
· Anayasa Mahkemesi Kararı (Yoldan İhdas)
11.03.12
· Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
05.03.12
· Çoğaltılmış Fikir Ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu
14.02.12
· Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı
21.12.11
· Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (21 Aralık 2011-28149)
· İmar Davaları Kitabı Üçüncü Baskı 2011
06.12.11
· İmar hukuku içtihatları (Danıştay Dergisi 124)
23.10.11
· 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası
· 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesine ve 1 kez yasaklanan faa
· Bedele Dönüştürülen Paya Takdir Edilen Karşılığın Artırılması Davası
· Cedit-Erenler-Topçular-28 Haziran Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı
09.09.11
· Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması zorunlu
12.08.11
· Valilik görüşü alınmadığı gerekçesiyle yıkılamayacağı
· İmar planının yürütmesinin durdurulması üzerine yapının mühürlenmesi
· Ticaret alanında akaryakıt istasyonu yapılamaz
· müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulun
· Tadilat ruhsatının kat irtifakı sahibi kişilerin imzası, bu kişiler tarafından v
· 2981 sayılı Yasanın 10/b alanında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasında DO
· Mutlak tarım arazileri
01.08.10
· www.idarehukuku.net Türkiye'nin İdare Hukuku - İdari Yargı Bilgilerine hoşgeldin
29.06.10
· Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
17.04.10
· Kaplıca izinlerini artık Valilikler verecek. Bakanlık yetkiyi devretti.
10.04.10
· Yeni imar para cezası hükümleri önceki (Kaçak yapı suçlarına) uygulanmaz.
08.04.10
· 3194/18 uyg. yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
03.04.10
· Nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olma
28.01.10
· İmar planı ve inşaat ruhsatı iptali üzerine tazminat dava açma süresi
· Plan değişikliği isteminin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalin
· Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi yapılmadan kamulaştırma yapılması
· Dolgu alanında plan yapılabilmesi
· Binanın hukuken en son bittiği tarih

Eski Haberler

İmar hukuku ile ilgili Kanunlar

+imar kanunu (3194)
+il özel idaresi kanunu (5302)
+belediye kanunu (5393)
+büyükşehir belediyesi kanunu(5216)
+kamulaştırma kanunu (2942)
+kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu (2863)

+yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun (5366)
+yapı denetimi hakkında kanun (4708)
+gecekondu kanunu (775)
+imar ve gecekondu af kanunu (2981/3290)

İMAR HUKUKU İLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

+belediyeler tip imar yönt.
+imar affı yönetmeliği
+plansız alanlar yönt.
+plan yapım yönt.
+koruma amaçlı im. pln. yönt.
+kıyı kanunu uyg. yönt.
+tarım alanları yönt.
+karayolları kenarlarında..yönt.
+18. madde uygulama yönt.
+plan müellifleri yönt.
+gecekondu yönetmeliği

+imar ile ilgili tüm yönet.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SA?LIK SİGORTASI KANUNU

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Mevuzatı

idare hukuku (Danıştay) içtihatları

İdare hukuku İçtihatları

idare hukuku, iptal ve tazminat davası

İdari Yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak Yürütmenin Durdurulması istekli iptal ve tazminat dava dilekçe örneği için tıklayınız.

İMAR

imar
içtihatları

Ankara Bölge İdare Mahkemesi

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Ankara Bölge İdare Mahkemesi
Konya Bölge İdare Mahkemesi
Aydın Bölge İdare Mahkemesi
Edirne Bölge İdare Mahkemesi
Manisa Bölge İdare Mahkemesi
Ordu Bölge İdare Mahkemesi
Van Bölge İdare Mahkemesi
Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi
Samsun Bölge İdare Mahkemesi
Antalya Bölge İdare Mahkemesi
Gaziantep Bölge idare Mahkemesi
Denizli Bölge İdare Mahkemesi
Adana Bölge İdare Mahkemesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi
Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi
Malatya Bölge İdare Mahkemesi
Sivas Bölge İdare Mahkemesi
Kayseri Bölge İdare Mahkemesi
Trabzon Bölge İdare Mahkemesi
İdari Yargı (İDARE HUKUKU) Kitapları (Yayınları)
Bölge İdare Mahkemelerinin İnternet (Web) Adresleri - Sayfaları
BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN İTİRAZ MERCİLERİ
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
Devlet Memurları Kanunu
Danıştay Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İdari Yargılama usulü Kanunu
Hakimler ve Savcılar Kanunu
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejimlerinin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK''nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

Danıştay İkinci (2.) Daire içtihatları (113 nolu Danıştay Dergisi- imar, imar hukuku) 79
imar hukuku



Türkiyenin imar hukuku sorunları


Yeni Sayfa 11

İKİNCİ DAİRE KARARLARI

 

ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

İkinci Daire

Esas  No   : 2005/3253

Karar No   : 2006/59

 

Özeti : Anayasanın 152/3 maddesinde öngörülen “Anayasa Mahkemesinin kararı esas hakkında karar kesinleşinceye kadar gelirse mahkeme buna uymak zorundadır.” kuralının Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, bu karardan önce açılmış olan ve görülmekte olan davalarda uyulmasının gerektiği hakkında.

 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA

            Karşı Taraf                    : …

            İsteğin Özeti                : Kars İli Arpaçay İlçesi … Köyü İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü emrine öğretmen olarak atanmasına ilişkin 18.1.2005 günlü, 4927 sayılı işlemin yolluksuz kısmının iptali ile hakettiği harcırahın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmesi yolunda Ankara 10.İdare Mahkemesi'nce verilen 20.7.2005 günlü, E:2005/779, K:2005/1130 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

            Cevabın Özeti               : Cevap verilmemiştir.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Hasan  Delice

            Düşüncesi                    : İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

            Danıştay Savcısı           : Celalettin Yüksel

            Düşüncesi                    : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi  için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması  gerekmektedir.

            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce  işin gereği düşünüldü:

            İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek  bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığına bağlıdır.

            Anayasanın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin bulunan kural, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasına veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın bir davaya bakmakta olan mahkeme tarafından itiraz yoluyla Anayasa  Mahkemesine götürülen konularda uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi halde Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan; "Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri  sürülmesi" kuralının, yazılı hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz kalacağı hem öğretide hem de yargısal  içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, Anayasa'nın 152/3 maddesinde öngörülen; Anayasa Mahkemesinin kararı esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır" şeklindeki kural  da Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve bakılmakta olan  davalarda uyulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.  

            Açıklanan nedenle, Ankara 10.İdare Mahkemesi'nce verilen 20.7.2005 günlü, E:2005/779, K:2005/1130  sayılı karar hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir  neden de bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle anılan kararın yukarıda yazılı açıklamanın eklenmesi suretiyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 18.1.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

İŞLEMDEN KALDIRMA

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

İkinci Daire

Esas  No   : 2004/4543

Karar No   : 2005/4312

 

Özeti : Vefat eden kişiyi ilgilendiren dava dilekçesinin iptali gerekeceği hakkında.

 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

            Vekili                : Av. …

            Karşı Taraf        : Batman Valiliği

            İsteğin Özeti    : Davacının, Batman İli Merkez Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken idarecilik görevinin üzerinden alınarak İl içinde başka bir kurumda öğretmen olarak görevlendirilmesine ilişkin 13.2.2002  günlü, 3368 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Diyarbakır İdare Mahkemesince verilen 20.2.2003 günlü, E:2002/695, K:2003/179 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3622 sayılı Yasayla değişik  14.  maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik  Hakimi Serpil Tunç'un açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:

            2577 sayılı İdari Yargılama  Usulü  Kanununun  26.  maddesinin  1  ve  2. fıkralarında  "Dava  esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya  niteliğinde  değişiklik  olursa,  davayı  takip  hakkı  kendisine  geçenin başvurmasına  kadar;  gerçek  kişilerden  olan  tarafın  ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden  kaldırılmasına ilgili  mahkemece  karar  verilir.  Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

            Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir" hükmü yer almıştır.

            Dairemiz temyiz aşamasında dosyaya giren belgelerden davacının 19.9.2004 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakta olup, ilgili Mahkemece 2577 sayılı Yasanın yukarıda belirtilen 26.  maddesi gereğince  bir karar verilmesi gerekmektedir.

            Açıklanan nedenlerle gerekli işlem yapılmak üzere dosyanın Diyarbakır İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

MEMURLAR VE Dİ?ER KAMU GÖREVLİLERİ

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

İkinci Daire

Esas  No   : 2005/2665

Karar No   : 2005/4194

 

Özeti : İlköğretim Müfettişlerinin, Anadolu Liselerinde görev yapan yönetici ve eğitici konumundaki personelle ilgili olarak branş yeterliliği dışında soruşturma yapma yetkisine sahip oldukları hakkında.

 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Samsun Valiliği

            Karşı Taraf                    : …

            İsteğin Özeti                : Samsun İdare Mahkemesi'nin 23.6.2005 günlü, E:2005/507, K:2005/1095 sayılı  kararının, dilekçede  yazılı  nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

            Cevabın Özeti               :Temyizi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Ali Ün

            Düşüncesi                    : İdare Mahkemesi kararının  bozulması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı           : S. Sema Kabukçu

            Düşüncesi                    : … Merkez Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesinde Teknik Müdür Yardımcısı olan davacının,soruşturma nedeniyle bu görevinden alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Anadolu Meslek Liseleri Öğretmenleri hakkında ilköğretim müfettişlerinin soruşturma yapma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

            Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında Döner Sermaye iş ve işlemlerinin yapılmasında yetersiz kaldığı ve işlerin yığılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle valilik oluru ile soruşturma açıldığı, ilköğretim müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

            Davacı hakkında yapılan soruşturma konusu davacının branş yeterliğinin tespitine yönelik değil,yöneticilik görevindeki tutum ve davranışlarına ilişkin olduğundan soruşturmanın İlköğretim Müfettişi tarafından yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

            Bu durumda soruşturma raporunda belirtilen hususlara göre davacının müdür yardımcılığı görevinden alınması işleminin yargısal denetiminin yapılması gerekeceğinden aksi yönde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:

            Dava, … Merkez Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesi'nde Teknik Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, Vali onayı ile görevlendirilen ilköğretim müfettişince yapılan soruşturma üzerine getirilen teklif doğrultusunda, yöneticilik görevinin üzerinden alınmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

            Samsun İdare Mahkemesinin 23.6.2005 günlü, E: 2005/507, K:2005/1095  sayılı kararıyla; Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliğinin 42.maddesinden bahisle, Anadolu Meslek ve Kız Meslek Lisesi Teknik Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında, yetkili olmayan İlköğretim Müfettişlerince düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde, hukuka uyarlık görülmeyerek dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne karar verilmiştir.

            Davalı idare, davacı hakkında İlköğretim Müfettişlerinin soruşturma yapma yetkisinin olduğunu ve soruşturma sonucu tesis edilen dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararının, hukuka aykırı olduğunu öne sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

            İlköğretim Müfettişlerinin, Anadolu Liselerinde görev yapan yönetici ve eğitici konumundaki personel hakkında, soruşturma yapıp yapamayacaklarının çözümlenmesi, bu konuda kurumsal ve statüleri bakımından yetkilerinin bulunup bulunmadığının irdelenmesini gerekli kılmaktadır.

            5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesinin (D) bendinde, Valinin, dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeri teşkilat dışında kalan bütün Devlet daire, müessese ve işletmesini denetleyeceği, teftiş edeceği belirtilmiş; 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak düzenlenen ve 13.8.1999 günlü, 23785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nin, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan müfettiş ve müfettiş yardımcılarının görev alanlarını belirleyen 42. maddesinin (t) bendinde, "Valilikçe denetimi uygun görülen diğer okul ve kurumlar", İlköğretim Müfettişlerinin görev alanları kapsamında yer almış; 43. maddesinin d/1. bendinde, İl İdaresi Kanunu hükümlerine göre, valilikçe verilecek soruşturma emirleri gereğince resmi ve özel okul ile kurumlarda görevli öğretmen, yönetici ve diğer personel hakkında soruşturma yapmak, aynı maddenin d/8. bendinde, soruşturmalarda, muhbir, şikayetçi, sanık ve tanıkların celbi ve dinlenmesi gibi soruşturmanın gerektirdiği her türlü işlemlerin yerine getirilmesinde ilgili mevzuat hükümlerine göre hareket etmek, anılan Müfettişlerin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

            Öte yandan, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 2. maddesinde, bu Kanunun, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanacağı, 3. maddesinde ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kaymakamın, ilde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında valinin soruşturma izni vermeye yetkili oldukları, 5. maddesinde, izin vermeye yetkili merciin, bu kanun kapsamına giren bir suç işlendiğini bizzat veya yukarıdaki maddede yazılı şekilde öğrendiğinde bir ön inceleme başlatacağı, ön incelemenin, izin vermeye yetkili mercii tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendirdiği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabileceği belirtilmiştir.

            Görüleceği üzere, anılan İl İdaresi Kanununa göre, Valiye, adli ve askeri teşkilat dışında kalan bütün Devlet daire, müessese ve işletmesini denetleme ve teftiş etme yetkisi verilmiş, anılan Yönetmeliğin İlköğretim Müfettişlerinin görev alanlarından birini belirleyen 42. maddesinin (t) bendinde de, Valilikçe denetimi uygun görülen okul ve kurumlar açısından herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Kaldı ki 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun 23. maddesi ile getirilen, İlköğretim Müfettişlerinin öğretim ve eğitim alanındaki görev ve yetkilerinin, İlköğretim ve İlköğretim Öğretmenleri ile sınırlandırılmasına ilişkin hüküm, 4359 sayılı Kanunun 16. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla, Valilikçe uygun görülen tüm eğitim kurumlarında, konusu disiplin ya da cezai yönden suç teşkil eden hususların soruşturulması konusunda kurumsal açıdan İlköğretim Müfettişlerinin yetkiyi haiz oldukları açıktır. Nitekim anılan 4483 sayılı Kanunda da bu Kanun kapsamındaki memurlar hakkında ön inceleme yapılması konusunda, kurumsal açıdan herhangi bir ayrıma gidilmemiştir.

            Öte yandan disiplin soruşturması ve cezai yönden ön inceleme yapan memurun, bu yetkisini kullanabilmesi için, statü bakımından uygun niteliğe sahip olması gerektiği mevzuatla ve yargısal içtihatlarla belirlenmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, soruşturma izni vermeye yetkili mercii tarafından, memurların disiplin ya da cezai yönden suç teşkil eden eylemleri nedeniyle soruşturma ya da incelemenin denetim elemanlarınca yaptırılabileceğinde kuşku yoktur. Hatta, bu soruşturma ya da incelemenin, denetim elemanları dışında, hakkında soruşturma ya da inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabileceği dikkate alındığında, Anadolu Lisesinde görev yapan yönetici ve eğitici konumundaki personelin işledikleri suçlar nedeniyle denetim konusunda uzmanlaşmış İlköğretim Müfettişlerinin statüleri bakımından soruşturma ya da inceleme yapamayacakları düşünülemez.

            Kaldı ki, soruşturma ya da incelemenin idari işlem yönünden usul unsuru içinde yer aldığı ve sonucunun yetkili makamı bağlayıcı nitelikte olmadığı dikkate alındığında; Anadolu Liselerinde yönetici ve eğitici konumundaki personel hakkında soruşturma ya da incelemenin usulüne uygun olarak görevlendirilmiş İlköğretim Müfettişleri tarafından yapılmış olması, soruşturma sonucunun ve bu soruşturmada ortaya konulan belgelerin, işlem tesisi için yetkili makamca değerlendirilmesine ve bu değerlendirme sonucunda varılan kanaate göre işlem yapma yetkisinin kullanılmasına engel teşkil etmemektedir.

            Ancak, Lise öğretmenlerinin branşlarındaki yeterliliklerinin tespiti ve bu konuyla ilgili olarak yapılacak soruşturmaların, branşlara yönelik ayrı bir uzmanlık bilgisini gerektirdiği gözönüne alındığında, branş yeterliliğinin tespiti ve soruşturulmasının, ilköğretim müfettişlerinin denetim alanının dışında tutulacağı da açıktır.

            Dolayısıyla, Vali tarafından soruşturma yapmak üzere görevlendirilen İlköğretim Müfettişi tarafından davacı hakkında yapılan ve branş yeterliliği ile ilgili olmayan soruşturmanın, soruşturmacının yetkisi açısından geçersizliğinden söz  etmek mümkün değildir.

            Bu durumda, davacının branş yeterliliğinin tespitine yönelik olmayan, eylemlerinin incelenmesi sonucu belirlenen tespitlere dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemin esasının irdelenerek bir karar verilmesi gerekli iken, yetkisiz İlköğretim Müfettişlerinin soruşturmasına dayalı olduğu gerekçesiyle, işlemi iptal eden Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle Samsun İdare Mahkemesi'nce verilen 23.6.2005 günlü, E:2005/507, K:2005/1095 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3.fıkrası gereğince yukarıda belirtilen hususlarda gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, adıgeçen Mahkemeye gönderilmesine, 19.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

İkinci Daire

Esas  No   : 2004/3972

Karar No   : 2006/77

 

Özeti : Müdür Yardımcılığından norm kadro fazlası sayılarak alınan kişinin, görev yaptığı okulda, branşında boş kadro olmaması halinde ihtiyaç bulunan bir okula öğretmen olarak atanabileceği hakkında.

 

            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): İzmir Valiliği

            Karşı Taraf                    : …

            İsteğin Özeti                : İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 15.2.2001 günlü, E:2001/764, K:2002/104 sayılı  kararının  dilekçede  yazılı  nedenlerle temyizen incelenerek  bozulması isteminden ibarettir.

            Cevabın Özeti               :  Temyizi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Ali Alpat

            Düşüncesi                     : 6.8.1999 günlü işlemin (ikinci defa) iptaline ilişkin Mahkeme kararının Dairemizce bozulduğu da dikkate alındığında, ilgili mevzuata uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

            Danıştay Savcısı           : Fahrünnisa Tunca

            Düşüncesi                    : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi  için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması  gerekmektedir.

            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:

            Davacı, … İlköğretim Okulu Müdür Yardımcılığından … İlköğretim Okulu Öğretmenliğine atanmasına ilişkin 24.8.2001 günlü işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

            İzmir 1. İdare Mahkemesinin 15.2.2001 günlü, E:2001/764, K:2002/104 sayılı kararıyla; davacının … İlköğretim Okulu Müdür Yardımcılığı görevinden norm kadro fazlası sayılmak suretiyle alınarak aynı okul öğretmenliğine atanmasına ilişkin 6.8.1999 günlü işlemin, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 13.9.2000 günlü, E:1999/819, K:2000/525 sayılı kararıyla iptal edildiği, bu kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 24.4.2001 günlü, E:2000/7040, K:2001/1534 sayılı kararıyla bozulması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, anılan dosyada İzmir 3. İdare Mahkemesinin 12.12.2001 günlü, E:2001/813, K:2001/1074 sayılı kararıyla davacının müdür yardımcılığından alınmasına ilişkin işlemin iptal edildiği, bu durumda, Danıştayın bozma kararı üzerine davacının okul müdür yardımcılığından aynı okula öğretmen  olarak  atanmasına  ilişkin  6.8.1999 günlü işlem, dava  konusu işlemin tesis edildiği tarihte hukuk aleminde varlığını sürdürdüğünden davacının … İlköğretim Okulundaki öğretmenlik görevine devam etmesi gerekmekte olup, İzmir 3. İdare Mahkemesi kararının bozulmuş olması davacı hakkında yeni bir işlem tesisini gerektirecek bir durum olmadığı gibi, davacının müdür yardımcılığından alınmasına ilişkin işlem İzmir 3.İdare Mahkemesinin 12.12.2001 günlü, E:2001/813, K:2001/1074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olmakla idarece ileri ileri sürülen gerekçe de ortadan kalkmış olduğundan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

            Davalı idare; davacının görev yaptığı okulda, kendi branşında boş norm kadro olmadığını öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

            Öğretmen ihtiyacının karşılanmasında personel istihdam sisteminde önemli değişiklikler öngören "norm kadro" uygulaması ile her okul ve kurumda eğitim ve öğretim hizmetlerinin gerekli ve yeterli personelce yürütülmesi, personel boyutunda atıl kapasitenin oluşturulmaması, var olan atıl kapasitenin ihtiyaç duyulan okul ve kurumlara yönlendirilerek verimliliğe dönüştürülmesi suretiyle kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetildiğinde kuşkuya yer bulunmamaktadır.

            Dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin değişik 30.maddesinin 4.fıkrasında, norm kadro fazlası müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının, istekleri ve müdür yardımcılığı boş bulunan kurum müdürünün önermesi halinde aynı tür ve tipteki kurumlara müdür yardımcısı olarak, bunun da mümkün olmaması halinde norm kadro durumuna göre öncelikle kadrolarının bulunduğu kurumlara ya da diğer kurumlara öğretmen olarak atanacakları hükmü yer almış; 21.6.2000 günlü, 2000/68 sayılı Genelgenin 6.maddesinde de, bu durumda olanların bulundukları okul ve kurumlarda açık öğretmen norm kadrosu bulunması durumunda öncelikle bu kadroyla ilişkilendirilecekleri; bunlardan görevli olduğu okul ve kurumlarda branşında açık öğretmen norm kadrosu bulunmaması nedeniyle ilişkilendirilemeyenlerin birden fazla eğitim bölgesi oluşturulan yerlerde koordinatör okula, eğitim bölgesi oluşturulamayan veya tek eğitim bölgesi oluşturulan yerlerde ise aynı yerleşim yeri içindeki branşında boş öğretmen norm kadrosu bulunan okul ve kurumlara atanacaklari belirtilmiştir.

            Anılan Yönetmeliğin değişik 30. maddesinde, norm kadro fazlası olan müdür yardımcılarının öncelikle kadrolarının bulunduğu kurumlara ya da diğer kurumlara öğretmen olarak atanacaklarının öngörülmüş olması karşısında, 21.6.2000 günlü, 2000/68 sayılı Genelgenin 6.maddesiyle, bu konunun; bulundukları okul veya kurumda branşlarında açık öğretmen norm kadrosu bulunması durumunda öncelikle bu kadroyla ilişkilendirilecekleri, açık öğretmen norm kadrosu bulunmaması nedeniyle ilişkilendirilemeyenlerin ise diğer okul ve kurumlara atanacakları yolunda açıklama getirilmiştir.

            Davacının … İlköğretim Okulu Müdür Yardımcılığı görevinden alınarak aynı okula öğretmen olarak atanmasına ilişkin 6.8.1999 günlü işlemin iptali yolunda İzmir 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 13.9.2000 günlü, E:1999/819, K:2000/525 sayılı kararın, Danıştay Beşinci Dairesinin 24.4.2001 günlü, E:2000/7040, K:2001/1534  sayılı  kararıyla ve ''norm kadro içinde kalan müdür yardımcıları ve norm kadro fazlası davacı hakkında düzenlenmiş değerlendirme formları dikkate alınarak dava konusu işlemin irdelenmesi gerektiği'' gerekçesiyle bozulması üzerine bakılan davaya ait 24.8.2001 günlü işlemin tesis edildiği, sözü edilen bozma kararı üzerine İzmir 3.İdare Mahkemesinin 12.12.2001 günlü, E:2001/813, K:2001/1074 sayılı kararıyla 6.8.1999 günlü işlemin yeniden iptal edildiği, ancak bu kararın, ''değerlendirme puanına göre en son sırada bulunan davacının norm kadro fazlası sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle Dairemizin 22.11.2005 günlü, E:2004/1123, K:2005/3712 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmıştır.

            Bu durumda, davacının, … İlköğretim Okulu Müdür Yardımcılığı görevinden alınarak aynı okula öğretmen olarak atanmasına ilişkin 6.8.1999 günlü işlem yürürlük kazandığından yukarıda açıklanan Yönetmelik ve Genelge hükümlerine uygun olarak, anılan okulda kendi branşında (Sosyal Bilgiler) açık norm kadro olmaması nedeniyle ihtiyaç bulunan … İlköğretim Okulu Öğretmenliğine atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İzmir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 15.2.2001 günlü, E:2001/764, K:2002/104 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 20.1.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

İkinci Daire

Esas  No   : 2005/2279

Karar No   : 2005/4239

 

Özeti : Sicilinin olumsuz doldurulması için somut bir bilgi ve belge bulunmadığından objektif doldurulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği hakkında.

 

            Kararın Düzeltilmesini İsteyen ( Davacı): …

            Vekili                            : Av. …

            Karşı Taraf                    : İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü -

            Vekili                            : Av. …

            İsteğin Özeti                : İzmir 3. İdare Mahkemesinin 30.9.2004 günlü, E:2004/891, K:2004/1248 sayılı kararının onanmasına  dair Danıştay İkinci Dairesince verilen  13.4.2005  günlü, E:2004/7958, K:2005/1299 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle düzeltilmesi  isteminden ibarettir.

            Cevabın Özeti               : Cevap verilmemiştir.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Hasan Delice

            Düşüncesi                    : Karar düzeltme isteminin kabul  edilerek İdare Mahkemesi  kararının bozulması  gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı           : Celalettin Yüksel

            Düşüncesi                    : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:

            Dava, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapan davacının olumsuz olarak düzenlenen 1999 yılı sicil raporunun iptali istemiyle açılmıştır.

            İzmir 3. İdare Mahkemesinin 30.9.2004 günlü, E:2004/891, K:2004/1248 sayılı kararıyla; davacının olumsuz doldurulan sicil hanelerinin, nitelikleri itibariyle gözlem ve kanaata dayalı cevapları gerektirmesi , davacının anılan yıl sicil raporunu düzenleyen 1. ve 2. sicil amirlerinin davacı hakkındaki gözlem ve kanaatleri ve davacının geçmiş yıl sicilinin de vasat  düzeyde düzenlenmiş bulunması karşısında, dava konusu sicilin olumsuz düzenlenmesinde hukuka ve sicillerin objektif düzenlenmesi gerektiği yolundaki ilkelere aykırılıktan söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

            Davacının 2002 yılı sicilinin husumet sonucu keyfi biçimde düzenlendiğini ileri sürerek yaptığı temyiz başvurusu Danıştay İkinci Dairesinin 13.4.2005 günlü, E:2004/7958, K:2005/1299 sayılı kararı ile reddedilerek, kararın hukuk ve usule uygun olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.

            Davacı; sicilinin sicil amirlerince şahsi kin ve husumet sonucu olumsuz olarak düzenlendiğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.

            Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü  Kanunu'nun 54. maddesinin 1/c fıkrası hükmüne uygun bulunduğundan karar düzeltme isteminin kabulü  ile Danıştay İkinci Dairesince verilen 13.4.2005 günlü, E:2004/7958, K:2005/1299 sayılı karar kaldırılarak  uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

            657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 111. maddesinde, Devlet memurlarının ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye çıkarma veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyalarının başlıca dayanak olduğu; 113. maddesinde, sicil amirlerinin belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit edecekleri; 115. maddesinde, sicil amirlerinin maiyetlerindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında  mütalaalarını  bildirecekleri;  119. maddesinde  de, sicil  raporlarındaki  sicil  notu ortalaması 100 üzerinden 60 ve daha yukarı olanların olumlu sicil almış sayılacağı, sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 60'ın altında olanların olumsuz sicil almış sayılacağı belirtilmiştir.

            657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 121. maddesi hükmü uyarınca çıkarılan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği'nde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin 17. maddesinde, sicil amirlerinin sicil raporunu doldurdukları her memuru;

            a) dış görünüşü (kılık, kıyafet),

            b) zeka derecesi ve kavrayış kabiliyeti,

            c) azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlilik ve beşeri münasebetlerdeki başarısı,

            d) alkol, kumar, vb. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy davranışları,

            bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutacakları, sicil döneminde edinilen bilgi ve müşahadelerden yararlanılarak yapılacak değerlendirme sonuçlarına göre memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşüncelerin sicil raporunun şahsiyet değerlendirilmesine ait bölümüne ayrı ayrı açık ve gereğine göre kısa veya teferruatlı olarak yazılacağı, sicil amirlerinin memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşüncelerinin, not takdirlerinde dikkate alınacağı; 19. maddesinde, sicil amirlerinin sicil raporlarını itinalı, doğru ve tarafsız bir şekilde düzenlerken, Devlete sadakat ve bağlılığı, memuriyet sıfatının gerektirdiği şeref ve itibar ile hizmetlerin süratli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini, güvenilir ve yetenekli memurların yükselmelerini, diğerlerinin ise kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmaları gerektiğini esas alacakları; 20. maddesinde de, her derecedeki sicil amirlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak memurlar hakkında sicil raporlarında yaptıkları değerlendirmelerin birbirinden bağımsız ve 16 ncı madde hükümlerine göre etkili ve geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.

            Yukarıda belirtilen hukuki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, sicil raporları; her yıl için yeniden düzenlenen, ilgili memurun o yıl içindeki mesleki bilgisini, deneyimini, tutum ve davranışlarını yansıtan ve tüm bu hususların yetkili sicil amirlerince değerlendirilmesinden sonra oluşan bir hukuki belgedir. Sicil raporlarında ki kanaatin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve belgeye dayandırılma zorunluluğu ise, "sicillerin objektifliği" ilkesinin sonucudur.

            Dava dosyasının incelenmesinden, davalı Genel  Müdürlüğün Arıtma Tesisleri  Daire Başkanlığına  bağlı Ruhsat ve Denetim Şube Müdürlüğünde Çevre Mühendisi olarak görev yapan davacı hakkında 1997 yılında açılan soruşturma sonucu uyarma cezası verildiği, 23.7.1997 günlü işlemle de Abone İşleri Daire Başkanlığına bağlı Atıksu Servisinde görevlendirildiği, bu işleme karşı açılan davada İzmir 1. İdare Mahkemesinin 24.3.1998 günlü, E:1997/633, K:1998/209 sayılı kararıyla  iptal edildiği ve bu kararında Danıştay Beşinci Dairesinin 17.9.1998 günlü, E:1998/1653, K:1998/2165 sayılı kararıyla onandığı, eski görevine iade edilen davacının 30.3.1998 günlü işlemle de Konak Bakım Onarım Şube Müdürlüğünde görevlendirilmesi  üzerine açtığı davada İzmir 3. İdare Mahkemesinin 8.10.1998 günlü, E:1998/233, K:1998/784 sayılı kararıyla işlemin iptal edildiği,  diğer taraftan, davacı hakkında değişik sicil amirlerince düzenlenen 1998, 1997, 1996, ve 1995 yıllarına  ait sicil notlarının sırasıyla 64, 80, 80, 79 ve 79 olduğu, uyuşmazlık konusu 1999 yılı  sicil raporunu düzenleyen ve davacının 1 ve 2. sicil amirleri tarafından davacı hakkında düzenledikleri 1998 yılı sicil raporunda ise sırasıyla 79,3 ve 69 not verildiği anlaşılmaktadır.

            Bu durumda; davalı idarece dava konusu  işlemin gerekçesi  olarak ileri sürülen ve davacıya isnat edilen  eylemlerin 1997 ve 1998 yıllarına ait bulunması, bu eylemler nedeniyle tesis edilen görevlendirme işlemlerinin de mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi ve 1999 yılı sicil raporunun  olumsuz düzenlenmesini hukuken geçerli  kılacak herhangi bir somut bilgi ve belge de sunulmaması nedeniyle uyuşmazlık konusu sicilin hukuka ve sicilin objektif doldurulması gerektiği yolundaki ilkeye aykırı olarak düzenlendiği anlaşıldığından, aksi düşünceyle verilen İdare Mahkemesi kararında hukuksal isabet görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 30.9.2004 günlü, E:2004/891, K:2004/1248 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 20.12.2005 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

 

A Y R I Ş I K   OY

            İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, karar düzeltme isteminin reddedilerek Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

 

Ö?RETİM İŞLERİ

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

İkinci Daire

Esas  No   : 2004/1650

Karar No   : 2006/527

 

Özeti : Anadolu Liselerine Öğretmen Atanmasına ilişkin 5.9.2001 günlü 82904 sayılı genelgesinin 2. paragrafı ile 3. paragrafının iptali hakkında.

 

            Davacı              : …

            Vekili                : Av. …

            Davalı               : Milli Eğitim Bakanlığı / ANKARA

            İsteğin Özeti    : Davacı, Milli Eğitim Bakanlığının "Anadolu Liselerine Öğretmen   Ataması"   konulu   5.9.2001  günlü,  82904  sayılı  Genelgesinin  2. paragrafındaki ".....  Anadolu   liseleri   öğretmen   kaynağı,   yönetmelikte belirtilen  ölçütlere  göre  ihtiyacı  karşılayabilecek  sayıya ulaşıncaya kadar ilgi (b) yönetmeliğin 17. maddesi gereğince düzenlenen ilgi (g) makam  onayı ile  yönetmeliğin  seçme  sınavına yönelik hükümlerinin 2001 yılına mahsus olmak üzere uygulanmamasına ...." cümlesi ile 3. paragrafındaki, "....., 1. 31.12.1999  tarihi itibariyle bu okullarda kadrolu olarak görev yapmakta iken (c) Yönetmelik gereğince norm kadro ile ilişkilendirilemeyenler (Norm kadro  fazlası  durumunda bulunanlar), ilgi  (b)  Yönetmeliğin  yürürlüğe girdiği 1.1.2000 tarihinden önce kadrolu olarak görev yapıp, bu tarihten önce  bu  okullardan  ayrılanlar  ...... öncelik  hakkına  sahip  olmak  üzere ......, 2. 30 Eylül 2001 tarihi itibariyle Bakanlığımız kadrolarında en az üç yıl öğretmenlik yapmış ve son üç yıllık sicil notu ortalaması 90 ve yukarı olanların, sicil notu ortalamasına her hizmet  yılı için bir puan eklenmek suretiyle tercih ve puan üstünlüğü esasına dayalı olarak" cümlesinin iptalini istemektedir.

            Savunmanın Özeti        : Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı her türdeki Anadolu Liselerinde eğitim-öğretim hizmetlerinin en etkin ve verimli şekilde yürütülmesi bakımından, bu okullarda görev alacak öğretmenlerin nitelikleri, seçimi, atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasların Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmelikle düzenlendiğini, anılan Yönetmeliğin 17/3 ve 24. maddeleri uyarınca Bakanlığa verilen yetkiye dayanılarak acil ve zorunlu ihtiyaç nedeniyle  çıkarılan genelgenin mevzuata aykırı olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi : Hasan Delice

            Düşüncesi                     : Uyuşmazlık konusu genelge hükümlerinin Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmelikle öngörülen sınav usulünü ortadan kaldırması nedeniyle, anılan Yönetmeliğe aykırı genelge hükümlerinin iptali gerektiği düşünülmüştür.

            Danıştay Savcısı           : Saadet Ünal

            Düşüncesi                    : Davacı, Milli Eğitim Bakanlığının "Anadolu Liselerine Öğretmen Ataması" konulu 5.9.2001 günlü, 82904 sayılı Genelgesinin 2. paragrafındaki".... Anadolu liseleri öğretmen kaynağı, yönetmelikte belirtilen ölçütlere göre ihtiyacı karşılayabilecek sayıya ulaşıncaya kadar ilgi (b) yönetmeliğin 17. maddesi gereğince düzenlenen ilgi (g) makam onayı ile yönetmeliğin Seçme Sınavına yönelik hükümlerinin 2001 yılına  mahsus olmak  üzere uygulanmasına..."cümlesi ile  3. paragrafındaki,"....1-31.12.1999 tarihi itibariyle bu okullar da kadrolu olarak görev yapmakta iken (c) Yönetmelik gereğince norm kadro ile ilişkilendirilemeyenler (norm kadro fazlası durumunda bulunanlar), ilgi (b) Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1.1.2000 tarihinden önce kadrolu olarak görev yapıp, bu tarihten önce bu okullardan ayrılanlar.... öncelik hakkına sahip olmak üzere .......... 2,30 Eylül 2001 tarihi itibariyle Bakanlığımız kadrolarında en az üç yıl öğretmenlik yapmış ve son üç yıllık sicil notu ortalaması 90 ve yukarı olanların, sicil notu ortalamasına her hizmet yılı için bir puan eklenmek suretiyle tercih ve puan üstünlüğü esasına dayalı olarak" cümlesinin iptalini istemektedir.

            Yasaların uygulanmasını göstermek içine çıkartılan tüzük, yönetmelik ve talimatların dayalı oldukları yasalara aykırı düzenlemeler öngöremeyecekleri İdare hukukunun ilkelerindendir.

            Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Anadolu Liseliri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına ilişkin Yönetmelik hükümlerine göre, anadolu lisesi öğretmenliğine atamaların sınavla yapıldığı; sınav sonuçlarının 5 yıl süreyle geçerli olduğu; daha önce bu okullarda görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1.1.2000 tarihinden önce görevlerinden ayrılmış olanların da, söz konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sınava tabi tutulmaları gerektiği; dava konusu genelgeyle ise, Yönetmeliğin Seçme sınavına yönelik hükümlerinin 2001 yılına mahsus olmak üzere uygulanmamasına karar verildiği; 2000 yılında yapılan sınavı kazananlarda dahil olmak üzere belli nitelikleri taşıyanlara öncelik tanımak suretiyle anadolu liselerine sınavsız öğretmen atama usulünün getirildiği; davacının 2000 yılında yapılan sınavı kazandığı, ancak tercih ve norm kadro durumuna göre o yıl atamasının yapılamadığı; sınavı kazanmış olması nedeniyle 5 yıl tercihte bulunma hakkına sahip olan ilgilinin atanmak istediği okula kendisinin değil, daha önce anadolu lisesinde görev yapmış bir öğretmenin atandığı anlaşılmaktadır.

            Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmelik Resmi Gazetede yayınlanmamış ise de, davalı idare Anadolu liselerine öğretmen atamalarına ilişkin düzenlemeyi yönetmelik düzeyinde gerçekleştirmiştir. Bundan kısa bir süre önce çıkartılan dava konusu genelge ise, yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını askıya almış; Yönetmelikle getirilen sistemin temel unsuru olan sınav usulü ortadan kaldırılmış ve yapılan uygulamanın da genelgede belirtilen öncelik sıralamasına koşut bir biçimde 2000 yılındaki sınavı kazananların haklarını ihlal edici bir nitelik taşıdığı görülmüştür.

            Bu durumda, normlar hiyerarşisinde daha alt sırada bulunan bir genelgeyle yönetmelik hükümlerinin askıya alınması ve Yönetmeliğin koruduğu hakların gözardı edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

            Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmüştür.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Hüküm veren Danıştay  İkinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

            Dava, Milli Eğitim Bakanlığının "Anadolu Liselerine Öğretmen   Ataması"   konulu   5.9.2001  günlü,  82904  sayılı  Genelgesinin  2. paragrafındaki ".....  Anadolu   liseleri   öğretmen   kaynağı,   yönetmelikte belirtilen  ölçütlere  göre  ihtiyacı  karşılayabilecek  sayıya ulaşıncaya kadar ilgi (b) yönetmeliğin 17. maddesi gereğince düzenlenen ilgi (g) makam  onayı ile  yönetmeliğin  seçme  sınavına yönelik hükümlerinin 2001 yılına mahsus olmak üzere uygulanmamasına ...." cümlesi ile 3. paragrafındaki, "....., 1. 31.12.1999  tarihi itibariyle bu okullarda kadrolu olarak görev yapmakta iken (c) Yönetmelik gereğince norm kadro ile ilişkilendirilemeyenler (Norm kadro  fazlası  durumunda bulunanlar), ilgi  (b)  Yönetmeliğin  yürürlüğe girdiği 1.1.2000 tarihinden önce kadrolu olarak görev yapıp, bu tarihten önce  bu  okullardan  ayrılanlar  ...... öncelik  hakkına  sahip  olmak  üzere ......, 2. 30 Eylül 2001 tarihi itibariyle Bakanlığımız kadrolarında en az üç yıl öğretmenlik yapmış ve son üç yıllık sicil notu ortalaması 90 ve yukarı olanların, sicil notu ortalamasına her hizmet  yılı için bir puan eklenmek suretiyle tercih ve puan üstünlüğü esasına dayalı olarak" cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır.

            1999/Aralık tarihli ve 2507 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisinde yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Anadolu Liseleri Öğretmenlerinin Seçimi ve Atamalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, Anadolu lisesi öğretmenliğine atamaların sınavla yapıldığı; sınav sonuçlarının 5 yıl süreyle geçerli olduğu; daha önce bu okullarda görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 1.1.2000 tarihinden önce görevlerinden ayrılmış olanların da, söz konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sınava tabi tutulmaları gerektiği; dava konusu genelgeyle ise, Yönetmeliğin seçme sınavına yönelik hükümlerinin 2001 yılına  mahsus olmak üzere uygulanmamasına karar verildiği; 2000 yılında yapılan sınavı kazananlar da dahil olmak üzere belli nitelikleri taşı


imar hukukcusu








Türkiyenin imar hukukcusu

Copyright © Imar Hukukcusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-06-09 (2306 okuma)

[ Geri Dön ]