imar

İmar Hukukçusundan Güncel Makaleler (imar)

imar hukuku (imar planları, arazi ve arsa düzenlemesi, kaçak yapı para cezası, inşaat ruhsatı vb.)dava dilekçe örnekleri

Tasnif edilmiş Danıştay Altıncı Dairesi İçtihatları

Danıştay imar ve imar hukuku içtihatları

imar hukuku ile ilgili terimler ve tanımlar


İmar Hukukçusu. Toki'den Ucuz Konut Satışı Devam Ediyor

+Hatalı ödemelerin geri alınması

+
18 uygulaması,

+
Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararı yargı kararının yerine getirilmemesi

+
Belediyelerin internet adresleri (web)

+
Görev tazminatı ile ilgili haberler

+
Konut finansmanı sistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkı

+
Toki'nin satılık evlerine yoğun talep var.

+
18. Madde uygulamasında hukuka aykırılık nedenleri imarhukukcusu cafer ergen

+Eski Haberler

+
2577 sayılı İYUK 7. Madde ile ilgili Danıştay İçtihatları

+657 sayılı Yasa uyarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu

+Radyoloji personelinin çalışma (mesai) saatleri

+
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu kapsamında Sayıştay Genel Kurulunun 14.6.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı.

· ANAYASA MAHKEMESİNİN "YÜRÜRLÜ?Ü DURDURMA" KARARLARI

· ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL İSTEMİYLE YAPILAN BA?VURULAR ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

· İmar Hukuku Terimleri Sözlüğü

· idare hukukcusu (idare hukuku)

idari yargı
İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak yürütmeyi durdurma istekli iptal ve tam yargı dava dilekçesi örneğini görmek için buraya tıklayınız.

İmar

Tüm içeriği görmek için tıklayınız

İdare Hukuku

İDARE HUKUKU

imarhukukcusu.com tüm haberler

imar, Eski Haberler
21.09.12
· İmarda kısıtlılık sorunu sona eriyor (5 Yıl ile sınırlandırıldı)
16.09.12
· imar planları ve imar uygulamaları nedeniyle ücret
08.09.12
· Tazminat davasının süreaşımı nedeniyle reddi halinde maktu avukatlık ücreti
· İlan edilmeksizin uygulamaya konulan bir imar planının şekil eksikliği nedeniyle
· Davanın niteliği itibariyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmas
· Özel parselasyon ile belirlenmiş bulunan umumi hizmet alanları
· İmar planı ile notu arasında birbirine aykırı hususların bulunması
· 5 yıllık inşaat ruhsatı süresi içinde yapı kullanma izin belgesi alınmaması hali
12.05.12
· Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur
10.05.12
· Tapulu yerdeki yapı ruhsattsız da olsa 32. madde işletilmemişse tazminat gerekir
· Yeşil alan için yapılan bağış da DOP tan düşülür.
14.04.12
· Bam Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkın
· Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
· Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
06.04.12
· Anayasa Mahkemesi’ne Göre 3194/42. Maddesinin Üçüncü Fıkrası (32 md)
· 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…32…” ibaresi
01.04.12
· belediyelerin mimari projelerde meslek odasından ayrıca "proje onay belgesi" ist
· 125 nolu Danıştay Dergisi imar hukuku içtihatları
23.03.12
· Köy yerleşik alanı ve civarında imar yetkisi
· Yoldan İhdasen Oluşan Taşınmazlar Hakkında Yorum
· Anayasa Mahkemesi Kararı (Yoldan İhdas)
11.03.12
· Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
05.03.12
· Çoğaltılmış Fikir Ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu
14.02.12
· Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı
21.12.11
· Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (21 Aralık 2011-28149)
· İmar Davaları Kitabı Üçüncü Baskı 2011
06.12.11
· İmar hukuku içtihatları (Danıştay Dergisi 124)
23.10.11
· 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası
· 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesine ve 1 kez yasaklanan faa
· Bedele Dönüştürülen Paya Takdir Edilen Karşılığın Artırılması Davası
· Cedit-Erenler-Topçular-28 Haziran Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı
09.09.11
· Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması zorunlu
12.08.11
· Valilik görüşü alınmadığı gerekçesiyle yıkılamayacağı
· İmar planının yürütmesinin durdurulması üzerine yapının mühürlenmesi
· Ticaret alanında akaryakıt istasyonu yapılamaz
· müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulun
· Tadilat ruhsatının kat irtifakı sahibi kişilerin imzası, bu kişiler tarafından v
· 2981 sayılı Yasanın 10/b alanında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasında DO
· Mutlak tarım arazileri
01.08.10
· www.idarehukuku.net Türkiye'nin İdare Hukuku - İdari Yargı Bilgilerine hoşgeldin
29.06.10
· Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
17.04.10
· Kaplıca izinlerini artık Valilikler verecek. Bakanlık yetkiyi devretti.
10.04.10
· Yeni imar para cezası hükümleri önceki (Kaçak yapı suçlarına) uygulanmaz.
08.04.10
· 3194/18 uyg. yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
03.04.10
· Nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olma
28.01.10
· İmar planı ve inşaat ruhsatı iptali üzerine tazminat dava açma süresi
· Plan değişikliği isteminin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalin
· Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi yapılmadan kamulaştırma yapılması
· Dolgu alanında plan yapılabilmesi
· Binanın hukuken en son bittiği tarih

Eski Haberler

İmar hukuku ile ilgili Kanunlar

+imar kanunu (3194)
+il özel idaresi kanunu (5302)
+belediye kanunu (5393)
+büyükşehir belediyesi kanunu(5216)
+kamulaştırma kanunu (2942)
+kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu (2863)

+yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun (5366)
+yapı denetimi hakkında kanun (4708)
+gecekondu kanunu (775)
+imar ve gecekondu af kanunu (2981/3290)

İMAR HUKUKU İLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

+belediyeler tip imar yönt.
+imar affı yönetmeliği
+plansız alanlar yönt.
+plan yapım yönt.
+koruma amaçlı im. pln. yönt.
+kıyı kanunu uyg. yönt.
+tarım alanları yönt.
+karayolları kenarlarında..yönt.
+18. madde uygulama yönt.
+plan müellifleri yönt.
+gecekondu yönetmeliği

+imar ile ilgili tüm yönet.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SA?LIK SİGORTASI KANUNU

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Mevuzatı

idare hukuku (Danıştay) içtihatları

İdare hukuku İçtihatları

idare hukuku, iptal ve tazminat davası

İdari Yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak Yürütmenin Durdurulması istekli iptal ve tazminat dava dilekçe örneği için tıklayınız.

İMAR

imar
içtihatları

Ankara Bölge İdare Mahkemesi

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Ankara Bölge İdare Mahkemesi
Konya Bölge İdare Mahkemesi
Aydın Bölge İdare Mahkemesi
Edirne Bölge İdare Mahkemesi
Manisa Bölge İdare Mahkemesi
Ordu Bölge İdare Mahkemesi
Van Bölge İdare Mahkemesi
Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi
Samsun Bölge İdare Mahkemesi
Antalya Bölge İdare Mahkemesi
Gaziantep Bölge idare Mahkemesi
Denizli Bölge İdare Mahkemesi
Adana Bölge İdare Mahkemesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi
Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi
Malatya Bölge İdare Mahkemesi
Sivas Bölge İdare Mahkemesi
Kayseri Bölge İdare Mahkemesi
Trabzon Bölge İdare Mahkemesi
İdari Yargı (İDARE HUKUKU) Kitapları (Yayınları)
Bölge İdare Mahkemelerinin İnternet (Web) Adresleri - Sayfaları
BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN İTİRAZ MERCİLERİ
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
Devlet Memurları Kanunu
Danıştay Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İdari Yargılama usulü Kanunu
Hakimler ve Savcılar Kanunu
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejimlerinin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK''nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

Danıştay Altıncı (6.) Daire içtihatları (113 nolu Danıştay Dergisi- imar, imar hukuku) 73
imar hukuku



Türkiyenin imar sorunları


Yeni Sayfa 5

          T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas  No   : 2004/1613

Karar No   : 2006/2164

 

Özeti : 2577 sayılı Yasanın 2.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idareleri işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, İdare Mahkemesince para cezası fahiş bulunduktan sonra idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

 

Temyiz İsteminde Bulunanlar: 1- …

Vekili                : Av. …

                           2- Konak Belediye Başkanlığı - İZMİR

Vekili                : Av. …

Karşı Taraf        : 1- Konak Belediye Başkanlığı - İZMİR

Vekili                : Av. …

                           2- …

Vekili                : Av. …

            İstemin Özeti               : İzmir 4. İdare Mahkemesinin 19.12.2003 günlü, E:2003/838, K:2003/1455 sayılı kararının taraflarca usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti        : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Berberoğlu'nun Düşüncesi: Temyize konu kararın, yıkım işlemine yönelik olarak davanın reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

            Kararın para cezasına ilişkin kısmına gelince:

            Dosyanın incelenmesinden dava konusu işlem ile davacıya 3194 sayılı Yasanın 42.maddesi uyarınca 5.000.000.000 lira para cezası verildiği, İdare Mahkemesince de yapının yeri, konumu, niteliği ve maliyet değeri dikkate alınarak para cezasının kısmen iptal edildiği anlaşılmaktadır.

            Bu durumda, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idareleri işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, İdare Mahkemesince para cezası fahiş bulunduktan sonra idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, idare mahkemesi kararının yıkım işlemine yönelik olarak davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, para cezasına ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı M.İclal Kutucu'nun Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

            Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, tarafların isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

            Dava, İzmir, Konak ilçesi, … caddesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki mevcut binanın ön cephesine yapılan eklentinin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına, aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca davacıya 5.000.000.000.- lira para cezası verilmesine ilişkin 15.4.2003 günlü, 491 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ruhsatsız olarak takriben 9.40 x 5.00 m ebatlarında demir profil üzerine (sabit malzemeyle) pergole yapıldığının ve üzerinin şıngıl ile kapatıldığının 8.1.2003 gününde tesbit edildiği anlaşıldığından, söz konusu ruhsatsız yapının yıkımına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın yıkım işlemine yönelik kısmının reddine, para cezasına gelince, yapının yeri, konumu, niteliği ve maliyeti göz önüne alındığında, para cezasının alt sınırı olan 1.135.670.000.- lira olarak verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle bu miktara yönelik olarak davanın reddine, para cezasının 3.864.330.000.- liralık kısmının ise iptaline karar verilmiş, bu karar taraflarca temyiz edilmiştir.

            Temyize konu kararın, yıkım işlemine yönelik olarak davanın reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

            Kararın para cezasına ilişkin kısmına gelince:

            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldırıcak biçimde yargı kararı veremeyeceği hüküm altına alınmıştır.

            Dosyanın incelenmesinden dava konusu işlem ile davacıya 3194 sayılı Yasanın 42.maddesi uyarınca 5.000.000.000 lira para cezası verildiği, İdare Mahkemesince de yapının yeri, konumu, niteliği ve maliyet değeri dikkate alınarak para cezasının kısmen iptal edildiği anlaşılmaktadır.

            Bu durumda, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idareleri işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, İdare Mahkemesince para cezası fahiş bulunduktan sonra idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, İzmir 4. İdare Mahkemesinin 19.12.2003 günlü, E:2003/838, K:2003/1455 sayılı kararının yıkım işlemine yönelik olarak davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, para cezasına ilişkin kısmının ise bozulmasına, karar harcının yarısı olan 10,30'ar YTL. ile fazladan yatırılan 15,30'ar YTL.  harcın temyiz isteminde bulunanlara iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 21.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas  No   : 2005/6912

Karar No   : 2006/1029

 

Özeti : 2577 sayılı Yasa'nın 7 ve 8. maddelerinde; idari dava açma süresi ile bu sürenin hesaplanmasında uygulanacak olan genel esaslar düzenlenerek ve dava açma süresinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı öngörüldüğünden, dava açma süresi bakımından uyuşmazlığa esas alınacak özel kanun olan 6183 sayılı Yasa'ya göre dava konusu ödeme emrine 7 gün içinde dava açılabileceği açık olmakla birlikte dava açma süresinin başlangıcının 2577 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde öngörülen genel esaslara tabi olacağı hakkında.

 

            Temyiz İsteminde Bulunan: Muğla Kültür Balıkçıları ve Su Ürünleri Yetiştiricileri Birlik Derneği

            Vekili                            : Av. …

            Karşı Taraf                    : Muğla Valiliği

            İstemin Özeti               : Muğla İdare Mahkemesinin 14.6.2005 günlü, E:2005/589, K:2005/663 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

            Savunmanın Özeti        : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

            Danıştay Tetkik Hakimi Özlem Şimşek'in Düşüncesi: 2577 sayılı Yasa'nın 7/1 maddesinde, "dava açma süresinin" özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, anılan Kanun'un 8/1. maddesinde ise dava açma süresinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanarak, "dava açma süresinin başlangıcı" ile ilgili genel esaslar belirlenmiştir.

            6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde ise ödeme emirleri için 7 günlük dava açma süresi öngörülmüştür.

            Bu durumda, "dava açma süresi" bakımından ödeme emirleri için 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesi 7 günlük bir süre belirlenmiş ise de, bu sürenin hesaplanmasında 2577 sayılı Yasa'nın 8. maddesindeki genel esasların geçerli olacağı açıktır.

            Açıklanan nedenle, dava konusu ödeme emrine 2577 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihi olan 10.3.2005 gününü izleyen günden itibaren 7 günlük dava açma süresi içinde açılan davada süreaşımı bulunmadığından, aksi yöndeki idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

            Danıştay Savcısı Tülin Özgenç'in Düşüncesi: 3194 sayılı Yasanın 42.maddesi uyarınca verilen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

            6183 sayılı Yasa'nın 58.maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği, hükme bağlanmıştır.

            2577 sayılı Yasanın 8.maddesinde, sürelerle ilgili genel esaslar düzenlenmiş olup, uygulamada da süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren başlatılmaktadır.

            Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlığa konu ödeme emrinin davacıya 10.3.2005 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 7 günlük süre içerisinde 17.3.2005 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından, aksi yönde verilen Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

            Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

            Dava, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 1.3.2005 günlü, 214 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava konusu ödeme emrinin 10.3.2005 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesi uyarınca 10.3.2005 tarihinde işlemeye başlayan 7 günlük süre içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 17.3.2005 tarihinde açılan davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7/1. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, anılan Kanun'un 8/1. maddesinde de; sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

            Diğer taraftan, 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kuralına yer verilmiştir.

            2577 sayılı Yasa'nın 7 ve 8. maddelerinde; idari dava açma süresi ile bu sürenin hesaplanmasında uygulanacak olan genel esaslar düzenlenmiş ve dava açma süresinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülmüştür.

            Bu itibarla, dava açma süresi bakımından uyuşmazlığa esas alınacak özel kanun olan 6183 sayılı Yasa'ya göre dava konusu ödeme emrine 7 gün içinde dava açılabileceği açık olmakla birlikte dava açma süresinin başlangıcının 2577 sayılı Yasa'nın 8. maddesinde öngörülen genel esaslara tabi olacağı kuşkusuzdur.

            Dava konusu olayda da, 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde düzenlenmiş olan 7 günlük dava açma süresi yukarıda yeralan düzenlemeler ışığında tebliğ tarihini izleyen günden itibaren başlayacağından, 10.3.2005 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı 7 günlük süre içinde 17.3.2005 tarihinde açılan davada süreaşımı bulunmamaktadır.

            Açıklanan nedenlerle, Muğla İdare Mahkemesinin 14.6.2005 günlü, E:2005/589, K:2005/663 sayılı kararının bozulmasına, 22,90 YTL.  karar harcı ile fazladan yatırılan 17,00 YTL harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 10.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.


imar hukukcusu








Türkiyenin imar hukukcusu

Copyright © Imar Hukukcusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-06-09 (1641 okuma)

[ Geri Dön ]