imar

İmar Hukukçusundan Güncel Makaleler (imar)

imar hukuku (imar planları, arazi ve arsa düzenlemesi, kaçak yapı para cezası, inşaat ruhsatı vb.)dava dilekçe örnekleri

Tasnif edilmiş Danıştay Altıncı Dairesi İçtihatları

Danıştay imar ve imar hukuku içtihatları

imar hukuku ile ilgili terimler ve tanımlar


İmar Hukukçusu. Toki'den Ucuz Konut Satışı Devam Ediyor

+Hatalı ödemelerin geri alınması

+
18 uygulaması,

+
Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararı yargı kararının yerine getirilmemesi

+
Belediyelerin internet adresleri (web)

+
Görev tazminatı ile ilgili haberler

+
Konut finansmanı sistemine ilişkin çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkı

+
Toki'nin satılık evlerine yoğun talep var.

+
18. Madde uygulamasında hukuka aykırılık nedenleri imarhukukcusu cafer ergen

+Eski Haberler

+
2577 sayılı İYUK 7. Madde ile ilgili Danıştay İçtihatları

+657 sayılı Yasa uyarınca verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu

+Radyoloji personelinin çalışma (mesai) saatleri

+
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu kapsamında Sayıştay Genel Kurulunun 14.6.2007 tarih ve 5189/1 sayılı kararı.

· ANAYASA MAHKEMESİNİN "YÜRÜRLÜ?Ü DURDURMA" KARARLARI

· ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL İSTEMİYLE YAPILAN BA?VURULAR ÜZERİNE VERİLEN KARARLAR

· İmar Hukuku Terimleri Sözlüğü

· idare hukukcusu (idare hukuku)

idari yargı
İdari yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak yürütmeyi durdurma istekli iptal ve tam yargı dava dilekçesi örneğini görmek için buraya tıklayınız.

İmar

Tüm içeriği görmek için tıklayınız

İdare Hukuku

İDARE HUKUKU

imarhukukcusu.com tüm haberler

imar, Eski Haberler
21.09.12
· İmarda kısıtlılık sorunu sona eriyor (5 Yıl ile sınırlandırıldı)
16.09.12
· imar planları ve imar uygulamaları nedeniyle ücret
08.09.12
· Tazminat davasının süreaşımı nedeniyle reddi halinde maktu avukatlık ücreti
· İlan edilmeksizin uygulamaya konulan bir imar planının şekil eksikliği nedeniyle
· Davanın niteliği itibariyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmas
· Özel parselasyon ile belirlenmiş bulunan umumi hizmet alanları
· İmar planı ile notu arasında birbirine aykırı hususların bulunması
· 5 yıllık inşaat ruhsatı süresi içinde yapı kullanma izin belgesi alınmaması hali
12.05.12
· Deprem nedeniyle oluşan zararda belediyenin kusursuz sorumluluğu yoktur
10.05.12
· Tapulu yerdeki yapı ruhsattsız da olsa 32. madde işletilmemişse tazminat gerekir
· Yeşil alan için yapılan bağış da DOP tan düşülür.
14.04.12
· Bam Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkın
· Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
· Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
06.04.12
· Anayasa Mahkemesi’ne Göre 3194/42. Maddesinin Üçüncü Fıkrası (32 md)
· 42. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…32…” ibaresi
01.04.12
· belediyelerin mimari projelerde meslek odasından ayrıca "proje onay belgesi" ist
· 125 nolu Danıştay Dergisi imar hukuku içtihatları
23.03.12
· Köy yerleşik alanı ve civarında imar yetkisi
· Yoldan İhdasen Oluşan Taşınmazlar Hakkında Yorum
· Anayasa Mahkemesi Kararı (Yoldan İhdas)
11.03.12
· Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı
05.03.12
· Çoğaltılmış Fikir Ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu
14.02.12
· Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı
21.12.11
· Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (21 Aralık 2011-28149)
· İmar Davaları Kitabı Üçüncü Baskı 2011
06.12.11
· İmar hukuku içtihatları (Danıştay Dergisi 124)
23.10.11
· 3194 sayılı Kanunun 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi uyarınca para cezası
· 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmesine ve 1 kez yasaklanan faa
· Bedele Dönüştürülen Paya Takdir Edilen Karşılığın Artırılması Davası
· Cedit-Erenler-Topçular-28 Haziran Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı
09.09.11
· Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması zorunlu
12.08.11
· Valilik görüşü alınmadığı gerekçesiyle yıkılamayacağı
· İmar planının yürütmesinin durdurulması üzerine yapının mühürlenmesi
· Ticaret alanında akaryakıt istasyonu yapılamaz
· müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulun
· Tadilat ruhsatının kat irtifakı sahibi kişilerin imzası, bu kişiler tarafından v
· 2981 sayılı Yasanın 10/b alanında 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasında DO
· Mutlak tarım arazileri
01.08.10
· www.idarehukuku.net Türkiye'nin İdare Hukuku - İdari Yargı Bilgilerine hoşgeldin
29.06.10
· Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
17.04.10
· Kaplıca izinlerini artık Valilikler verecek. Bakanlık yetkiyi devretti.
10.04.10
· Yeni imar para cezası hükümleri önceki (Kaçak yapı suçlarına) uygulanmaz.
08.04.10
· 3194/18 uyg. yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
03.04.10
· Nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olma
28.01.10
· İmar planı ve inşaat ruhsatı iptali üzerine tazminat dava açma süresi
· Plan değişikliği isteminin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalin
· Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi yapılmadan kamulaştırma yapılması
· Dolgu alanında plan yapılabilmesi
· Binanın hukuken en son bittiği tarih

Eski Haberler

İmar hukuku ile ilgili Kanunlar

+imar kanunu (3194)
+il özel idaresi kanunu (5302)
+belediye kanunu (5393)
+büyükşehir belediyesi kanunu(5216)
+kamulaştırma kanunu (2942)
+kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanunu (2863)

+yıpranan tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hakkında kanun (5366)
+yapı denetimi hakkında kanun (4708)
+gecekondu kanunu (775)
+imar ve gecekondu af kanunu (2981/3290)

İMAR HUKUKU İLE İLGİLİ YÖNETMELİKLER

+belediyeler tip imar yönt.
+imar affı yönetmeliği
+plansız alanlar yönt.
+plan yapım yönt.
+koruma amaçlı im. pln. yönt.
+kıyı kanunu uyg. yönt.
+tarım alanları yönt.
+karayolları kenarlarında..yönt.
+18. madde uygulama yönt.
+plan müellifleri yönt.
+gecekondu yönetmeliği

+imar ile ilgili tüm yönet.

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SA?LIK SİGORTASI KANUNU

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Mevuzatı

idare hukuku (Danıştay) içtihatları

İdare hukuku İçtihatları

idare hukuku, iptal ve tazminat davası

İdari Yargıda (İdare Mahkemelerinde) açılacak Yürütmenin Durdurulması istekli iptal ve tazminat dava dilekçe örneği için tıklayınız.

İMAR

imar
içtihatları

Ankara Bölge İdare Mahkemesi

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Ankara Bölge İdare Mahkemesi
Konya Bölge İdare Mahkemesi
Aydın Bölge İdare Mahkemesi
Edirne Bölge İdare Mahkemesi
Manisa Bölge İdare Mahkemesi
Ordu Bölge İdare Mahkemesi
Van Bölge İdare Mahkemesi
Zonguldak Bölge İdare Mahkemesi
Sakarya Bölge İdare Mahkemesi
Samsun Bölge İdare Mahkemesi
Antalya Bölge İdare Mahkemesi
Gaziantep Bölge idare Mahkemesi
Denizli Bölge İdare Mahkemesi
Adana Bölge İdare Mahkemesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi
Eskişehir Bölge İdare Mahkemesi
Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi
Bursa Bölge İdare Mahkemesi
Malatya Bölge İdare Mahkemesi
Sivas Bölge İdare Mahkemesi
Kayseri Bölge İdare Mahkemesi
Trabzon Bölge İdare Mahkemesi
İdari Yargı (İDARE HUKUKU) Kitapları (Yayınları)
Bölge İdare Mahkemelerinin İnternet (Web) Adresleri - Sayfaları
BÖLGE İDARE MAHKEMELERİNİN İTİRAZ MERCİLERİ
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun
Devlet Memurları Kanunu
Danıştay Kanunu
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İdari Yargılama usulü Kanunu
Hakimler ve Savcılar Kanunu
399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerinin Personel Rejimlerinin Düzenlenmesi ve 233 sayılı KHK''nin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

Danıştayın imar hukuku karar örnekleri 6
imar hukuku



bu kısımda imar hukuku ile ilgili Danıştay karar örnekleri bulunmaktadır.


Yeni Sayfa 6

T.C.

DANIŞTAY

Altıncı Daire

Esas No : 2001/2999

Karar No : 2003/1045

Özeti : Parselasyon işlemi imar planında okul alanı olarak ayrılan ve bu amaçlı kullanımı devam eden taşın­mazda değer artışı yaratmayacağından, düzenleme ortaklık payı alınamayacağı hk.-DKD.2

Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- İl Özel İdare Müdürlüğü

2-... Valiliği Vekili : Av. ...

Karşı Taraf :... Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Malatya İdare Mahkemesinin 20.12.2000 günlü, E:2000/359, K;2000/1371 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Şule Tataroğlu'nun Düşüncesi : Temyiz İsteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Saadet Ünal'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, ..., ..., ... mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ... Vilayeti İl Özel İdare Müdürlüğü'ne ait üzerinde ilköğretim okulu bulunan taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin 20.8.1992 günlü, 65-92 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, 3194 sayılı yasanın 18. maddesi uygulamalarında bağımsız parsel verilememesi durumunda aynı şart ve değerde hisseli parsel verilmesinin mümkün olduğu, düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra yapılaşma ve imar durumuna göre yeni oluşturulacak parselin hisseli verilmesinin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

3194 sayılı Yasanın 18. maddesinde, belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yuzölçümlerinden yeteri kadar sahanın düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında düzenleme ortaklık payı olarak düşülebileceği, hükme bağlanmıştır.

Dosyada yer alan belge ve bilgilerin incelenmesinden, okul alanı olarak kullanım amacı devam ettiği anlaşılan ve imar planında da bu amacın sürekliliği sağlanan uyuşmazlığa konu taşınmazın parselasyon işlemi sonucunda değerinin artması söz konusu olmadığından, okul alanından düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak suretiyle tesis edilen parselasyon İşleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle Malatya İdare Mahkemesinin 20.12.2000 günlü, E:2000/359, K:2000/1371 sayılı kararının bozulmasına, 6.610.000.- lira karar harcı ile fazladan yatırılan 4.920.000.- lira harcın temyiz isteminde bulunana iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 19.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

DANIŞTAY

Altıncı Daire

Esas No : 2001/6820

Karar No : 2003/803

Özeti : Cami binaları, kamunun ortak kullanımına ayrılmış olmakla birlikte resmi bina değil, umumi bina tanımı içinde yer aldığından, dava konusu imar planının 3194 sayılı yasanın 9. maddesi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanmasında yetki yönün­den hukuka uyarlık bulunmadığı hk.-DKD.2

Davacı : ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ...

Davalı : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı

Davanın Özeti : ... İli, ............. ada. ... parsel sayılı taşınmazın cami ve müştemilat

alanı olarak belirlenmesi yolundaki Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 15.10.1996 gününde re'sen onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin davalı idarenin 3194/9.

maddesi uyarınca plan yapmaya yetkili olmadığı, dava konusu işlemde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : 3194 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca Bakanlığın işlem tesisinde yetkili olduğu dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Ömer Köroğlu'nun Düşüncesi : 1/1000 ölçekli imar planlarını yapma yetkisinin yalnızca İlçe belediyelerine ait olması, dava konusu işlemin 3194 sayılı Yasanın 9. maddesinde belirtilen konulara ilişkin bulunmaması ve yine aynı maddede öngörülen birden fazla belediyeyi ilgilendiren imar planlarının yapılmasında çıkabilecek ihtilafların halledilmesi kavramının büyükşehir ve ilçe belediyelerini kapsamaması nedeniyle, davalı Bakanlık tarafından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu nedenle , dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcı Turan Karakaya'nın Düşüncesi : Dava, ... İli, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın cami ve müştemilat alanı olarak belirlenmesine ilişkin 15.10.1996 gününde Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca re'sen onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama İmar planı değişikliğinin iptali istemi ile açılmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasında "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ile ilgili imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metro politen imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir" hükmü ile 3. fıkrasında "Bir kamu hizmetinin görülmesi maksadı ile resmi bina ve tesisler için imar planlarında yer ayrılması veya bu amaçla değişiklik yapılması gerektiği takdirde, Bakanlık, Valilik kanalı ile ilgili belediyeye talimat verebilir veya gerekirse imar planının resmi bina ve tesislerle ilgili kısmını re'sen yapar ve onaylar" hükmü ile 4. fıkrasında "Bakanlık birden fazla belediyeyi ilgilendiren imar planlarının hazırlanmasında, kabul ve onaylanması safhasında ortaya çıkabilecek ihtilafları halleder, gerektiğinde re'sen onaylar" hükmü yer almıştır.

Diğer taraftan Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliğinin 4, maddesinin 5. bendinde "Resmi Bina, Genel, Katma ve Özel bütçeli idarelerle, il özel lidaresi ve belediyeye veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesisler" olarak, 6. bendinde ise "Umumi bina; köy konağı, köy kahvesi ve lokantası gibi köy ortak yapıları hariç imar planı kararı ile yapılabilecek kamu hizmeti için kullanılan resmi binalarla, ibadet yerleri, özel eğitim, özel sağlık tesisleri, sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapılan, otel, özel yurt, işhanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar, spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binalar" olarak tanımlanmıştır.

Yukarıda yer alan hükümler uyarınca resmi bina ve tesisler için İmar planında yer ayrılması veya bu amaçla değişiklik yapılması konusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yetkisi olduğu, umumi bina kapsamında olan cami ve müştenilat alanı konusunda ise yetkisinin bulunmadığı kuşkusuzdur.

Dava dosyasının incelenmesinden, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği konusunda ... Belediye Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında anlaşmazlık olduğundan bahisle, dava konusu işlem ile ... ada ... parselin cami ve müştemilat alanı olarak belirlenmesine re'sen karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, umumi bina kapsamında kalan cami ve müştemilat alanı konusunda yetkisi bulunmayan Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca re'sen plan değişikliği yapılmasında mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

Her ne kadar davalı idarece, Büyükşehir Belediyesi ile ... Belediyesi arasında İhtilaf mevcut olduğundan 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yetkinin kullanıldığı belirtilmekte ise de,anılan maddede öngörülen yetkinin Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyesi arasındaki anlaşmazlıkları kapsamadığı açıktır.

Diğer taraftan, uyuşmazlık konusu taşınmazı da kapsayan alanın cami alanı olarak belirlenmesine ilişkin 22.6.1995 gün ve 462 sayıiı ... Büyükşehir Belediye Meclisince kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin Ankara 8. İdare Mahkemesinin 24.4.2001 gün ve E:2000/1101, K:2001/463 sayılı kararı ile iptal edildiğinden 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanagıda ortadan kalkmış bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptali gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MÎLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için önceden yapılan tebligat üzerine belirlenen 4.2.2003 gününde davacı vekili Av. ...'m ve davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri ...'m geldikleri görülerek Savcı Turan Karakaya'nın katılımıyla duruşma yapıldıktan ve Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava, ..., ..., ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın cami ve müştemilat alanı olarak belirlenmesi yolundaki Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 15.10.1996 gününde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle re'sen açılmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasında, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ile ilgili imar planı ve değişikliklikierinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin tamamını veya bir kısmını ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkili olduğu, 3. fıkrasında bir kamu hizmetinin görülmesi maksadı ile resmi bina ve tesisler için imar planlarında yer ayrılması veya bu amaçla değişiklik yapılması gerektiği takdirde, Bakanlığın, valilik kanalı ile ilgili belediyeye talimat verebileceği veya gerekirse imar planının resmi bina ve tesislerle ilgili kısmını re'sen yapacağı ve onaylayacağı, 4. fıkrasında da Bakanlığın birden fazla belediyeyi ilgilendiren imar planlarının hazırlanmasında, kabul ve onaylanması safhasında ortaya çıkabilecek ihtilafları halledeceği, gerektiğinde resen onaylayacağı hükme bağlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununda "kamu yapısı" veya "resmi bina" tanımı yapılmamış, 5. maddenin son fıkrasında, bu Kanunda geçen deyimlerin Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edileceği belirtilmiştir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca hazırlanarak 2.11.1985 günlü, 18916 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 5. bendinde ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin 16. maddesinin 20. bendinde Resmi Bina: "Genel, katma ve özel bütçeli idarelerle, i! Özel idaresi ve belediyeye veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesislerdir." şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin 21. bendinde Umumi Bina: kamu hizmeti için kullanılan resmi binalarla ibadet yerleri, özel eğitim, özel sağlık tesisleri, sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi eğlence yerleri, otel, özel yurt, işhanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar, spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binalar olarak belirlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, ..., ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların ve 7046 sayılı imar adasının bitişiğindeki taşınmazın cami alanı olarak belirlenmesi yolundaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları değişikliğinin onaylanması yolundaki 22.6.1995 günlü, 462 sayılı ... Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle ... Belediye Başkanlığınca dava açıldığı, Ankara 8. İdare Mahkemesince 1/5000 ölçekli nazım imar planına yönelik olarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin olarak da yürütmenin durdurulduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin gerçekleştirilmesi konusunda ... Belediye Başkanlığı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında anlaşmazlık olması nedeniyle 3194 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca işlem tesisi için davalı Bakanlığa başvuru Üzerine dava konusu işlem ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın cami ve müştemilat alanı olarak 3194 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca re'sen onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, cami binalarının kamunun ortak kullanımına ayrılmış olmakla birlikte resmi bina değil, umumi bina tanımı içerisinde yer aldığı görüldüğünden, dava konusu imar planının 3194 sayılı Yasanın 9. madddesi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanmasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 3030 ve 3194 sayılı Yasa hükümleri ile büyükşehir belediye sınırları içerisinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarını yapma veya değiştirme yetkisinin ilçe belediye meclislerine ait olması, bu planların da büyükşehir belediye başkanınca onaylanacağı, büyükşehir belediye başkanının konunun meclislerde tekrar görüşülmesini isteyebileceği, meclislerin kararlarında ancak üçte iki çoğunlukla ısrar edebileceği ve bu hallerde meclis kararlarının kesinleşmiş olacağı hükmünün Öngörülmesi ile uygulama imar planı yapılması konusunda büyükşehir ile ilçe belediyeleri arasında ihtilaf çıkması halinde çözüm yolunun gösterilmiş olması, 3194 sayılı Yasanın 9. maddesinde Öngörülen birden fazla belediyeyi ilgilendiren ihtilaflar kavramının da büyükşehir ve ilçe belediyelerini kapsamaması nedeniyle davalı Bakanlığın bu hükmü dayanak göstermek suretiyle işlem tesisinde de mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 19.554.900.- lira yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 520.000.000.- lira avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine 4.2.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

DANIŞTAY

Altıncı Daire

Esas No:1999/2248

Karar No:2000/4203

ÖZETİ : Nazım imar planıyla parselasyon işleminin sonuçlarını yaratacak nitelikte plan notu öngörülemeyeceği hk.-DD.105

Temyiz İsteminde Bulunan : ...

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Veki 1 i_________ ı Av. ...

İstemin Özeti : Ankara 4.İdare Mahkemesinin 23.12.1998 günlü. E:1997/ 1199. K:1998/1319 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bu­lunmadığından usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmakta-

dır.

Danıştay Tetkik Hakimi Şule Tataroğlu'nun Düşüncesi ; Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Sevim Göle'nin Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürü­len hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkra­sında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen ka-rann dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava........................ 237 parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazı

da kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve plan notlarının iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu dü­zenlenen rapor ile dosyadaki belgelerin birlikte değerlendirilmesinden: dava ko­nusu kada5tral parselin, bölgeye ilişkin bir önceki nazım imar planında özel mülkiyete tabi "ağaçlandırılacak alan" kullanımında kaldığı, dava konusu nazım imar planı revizyonunda ise bu kesimdeki kullanım kararı değişikliği doğrultu­sunda yine Özel mülkiyete de tabi olabilecek ticari rekreasyon alanına alındığı. mevcut ağaçlık yapısı konumunun dere yatağı bitişiğinde olması üzerinden enerji nakil hattı geçmesi gibi durumlar değerlendirilerek nazım imar planı revizyonuy-la, ticari rekreasyon alanı olarak belirlenmesinde, şehircilik ilkeleri, planla­ma esasları kamu yaran ve bölge ihtiyaçları yönünden herhangi bir aykırılık gö­rülmediği, düzenleme ortaklık payı. kamu ortaklık payı niteliğindeki alanların 5 No.'lu plan notunda belirtildiği üzere, kamuya (belediye veya ilgili yatırımca kuruluşa) bedelsiz terki yapılmazsa tescil işleminin yapılamayacağına ilişkin zorlayıca plan kararı özünde, planın uygulanmasını bir an önce hayata geçirilme­sini amaçlamakta ise de. yasal dayanağı olmayan bir bedelsiz terki Öngörerek zorlaması yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle imar planına karşı açılan, davanın reddine, planla getirilen notlardan kamu ortaklık payına konu kullanım­lar kamuya bedelsiz terkedilmeden tescil işleminin yapılamayacağı hükmünün ipta­line karar verilmiş, bu karar davacı tarafından imar planının şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu, plan notunun ise tümünün iptali gerekirken ■ kısmen iptal edildiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.

Temyize konu idare mahkemesi kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı açılan davamn reddine, yönelik bölümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usu­lü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Davanın plan notuna yönelik bölümüne gelince;

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; "Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine var­sa kadastral durumu işlemiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunlukları­nı, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve

büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.

3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 6-A/b maddesinde de büyük şehir nazım imar planlarını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak görevle­rinin büyük şehir belediyesine ait olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan hükümlere göre,nazım imar planlan. halihazır haritalar üzerine"çizilen ve ticaret, sanayi, konut ve yeşil alan gibi bölgelerle iskan bakırından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli ol­mayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, topoğrafik özelliklerden faydalanma konularını, ulaşım sistemlerini ve bu gibi ana hatları göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlardır.

3194 sayılı Yasanın 18.maddesinin 1.fıkrasında, imar hududu içinde bulu­nan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile. yol fazlaları ile. kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veyakat mülkiyeti esasla­rına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya be­lediyelerin yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.

Anılan yasa hükümlerine göre ilçe belediyelerinin yetki alanında bulunan parselasyon işlemiyle amaçlanan; imar plam, plan raporu ve imar yönetmeliği hü­kümlerine göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alam katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırlan, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elve­rişli imar parseli oluşturmaktır.

Olayda, davacıya ait taşınmaz 1/5000 ölçekli dava konusu planla ticari rekreasyon alanı olarak belirlenmiş, bu planla öngörülen plan notlarının uyuş­mazlık konusu 5. maddesinin mahkemece hüküm tesis edilmeyen kısmında, plan onama sımrı içerisindeki tescile tabi olarak kuTlamm alanlarından ticari rekreasyon. spor. belediye hizmet alam. eğitim vb.alanlar plan kapsamına giren kadastral parsellerin tümünden eşit oranda kesintilerle oluşturulacaktır." hükmüne yer ve­rilmiştir.

Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinde ilçe belediyelerinin yetki alanı içinde olan arazi ve arsa düzenlemesinin hangi amaç ve yöntemle yapılacağı be­lirlenmiştir. Nazım imar planlarım yapmakla yükümlü olan davalı büyükşehir be­lediyesince yapılan dava konusu plana parselasyon işleminin sonuçlarını yarata­cak nitelikte plan notu hükümleri öngörülmesi hukuka aykırıdır.

Bu durumda plan notlarının 5-. maddesinin tümünün iptali gerekirken mahke­mece sözü edilen düzenleme hakkında karar verilmeksizin kısmen iptal edilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle Ankara 4. İdare Mahkemesinin 23.12.1998 günlü, E:1997/1199, K:1998/1315 sayılı kararının imar planının reddine yönelik bölümü­nün onanmasına, plan notuna yönelik kısmının bozulmasına, dosyanın adı geçen

mahkemeye gönderilmesine 22.6.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C DANIŞTAY

Altıncı Daire

Esas No:1999/2048

Karar No:2000/3233

ÖZETİ : Bir imar adasında imar planı uy­gulamasına geçilip parselasyon yapılmadan 3194 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca belediye taşınmazlarının satı1amayacağı hk.-DD.105

Temyiz İsteminde Bulunan : ... Belediye Başkanlığı

Vekili_________ ı Av. ...

Karşı Taraf : ...

Vekili________ LAv. ...

İstemin Özeti -. Eskişehir İdare Mahkemesinin 14.10.1998 günlü. E:1998/ 283, K:1998/782 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bo­zulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bu­lunmadığından usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmakta­dır.

Danıştay Tetkik Hakimi Şule Tataroğlu'nun Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Habibe Ünal'ın Düşüncesi : Temyiz'dilekçesinde öne sürü­len hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkra­sında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen ka­rarın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan /kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADIMA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, 208 ada. 24 parsel sayılı taşınmazın aynı ada. 25 parsel sayılı ta­şınmazın sahibi bulunan davacı yerine 20 parsel sayılı taşınmaz sahibine satışı­na ilişkin 3.12.1997 günlü. 47/575 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki belgelerden: davacıya ait 25 sayılı parsel üzerinde belediyeye ait 24 sayılı parselden 3 m. yan bahçe mesafesi bırakılarak bina yapıldığı, 27. 26. 25 sayılı parsellerin bulunduğu ... Caddesinde yapılaş­manın tamamlandığı. 20 parsel sahibine de tek yönlü imar çapma göre inşaat ruh­satı verildiği, halen 2.bodrum katı yapılan inşaatın ... Caddesine göre 24 sayı­lı parselle arasında 6 m. kot farkı olduğu, imar planına göre ... Caddesinin 15 metrelik imar yolu olması sebebiyle plan uygulamasına geçilerek bu yol açıldı -

ğında 26. 25, 24 sayıli parsellerin bir bölümü ve 23 sayılı parselin tamamının

imar yolunda kalacağı, belediyenin ise kadastral parsel özerinden satış işlemini yaptığı imar adası mn könuml arı itibariyle 25 sayılı parselin yola giden kısmı île 24 sayılı parseli değiştirme imkanımn bulunduğu, bu ada içinde parselasyon işlemi ile 24 ve 20 sayılı parsellerin tevhid işlemi yapılmadan inşaat ruhsatı­nın verildiği, dolayısıyla 20 sayılı parselde yapılan inşaata yoldan (... Cadde­si) cephe açabilmek ve otopark girişini bu caddeden sağlayarak otopark yönetme­liğinde öngörülen alanın sağlamaya çalışıldığı, sonuç olarak 208 adanın konumu ve yapılaşma durumu dikkate alınarak İmar Kanunu'na göre 24 sayılı parselin da­vacıya satışı daha uygun olduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunma­dığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından tem­yiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 17. maddesinin 1. fıkrasında "Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşâata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle de­ğiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imti­na ederse, şuyulandınp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder" hükmü yer almıştır.

Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, 208 sayılı imar adasında 27. 26, 25. 24 ve 23 sayılı parsellerin ... Caddesinden cephe aldığı; 16, 17, 18. 19, 20 parsellerin ise ... Caddesinden cephe aldıkla­rı. 21 ve 29 sayılı parsellerin ise her iki yola cepheli olduğu, imar planı in­celendiğinde imar adasındaki yapılaşmanın kadastral paftadaki oluşuma göre şe­killendiği, 27, 26, 25 sayılı parseller üzerindeki binaların ... Caddesinden cephe olarak oluşumlarını tamamladıkları, davacıya ait 25 parsel üzerinde 4 kat­lı bina olduğu, bu parseldeki inşaatın belediyeye ait 24 sayılı parselden 3 m. yan bahçe mesafesi bırakılarak tamamlandığı, 20 sayılı parsele belediyece veri­len 20.11.1997 günlü, 156 sayılı imar çapına göre cephesinin ... Caddesi olduğu dava kotlusu işlemle belediye taşınmazının bu parsele satılmasıyla ... Caddesine cephe açılması sağlanarak otopark girişinin bu caddeden verildiği imar planına göre ... Caddesinin 15.00 m. lik imar yolu olması sebebi ile plan uygulamasına geçildiğinde 26, 25. 24 sayılı parsellerinin bir bölümü ile 23 sayılı, parselin tamamının imar yoluna isabet edeceği belirtilmektedir.

İdarece imar adasındaki tüm işlemler dolayısıyla dava konusu satış işlemi imar planı dikkate alınmaksızın kadastral parsellere göre yapılmıştır. Oysa da-1 vacıya ait taşınmazın bir kısmı ile 20 sayılı parsele satışına karar verilen 51 m2.1ik belediyeye ait 24 sayılı parselin bir kısmı planda Öngörülen imar yolunun açılmasıyla 15 metrelik yolda kalacaktır. Bunun sonucunda da idarece.satılan ta­şınmazın yolda kalan kısmının bu kez kamulaştırılması gerekecektir.

Bir imar adasında imar planı uygulamasına geçilip parselasyon işlemi ya­pılmadan 3194 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca belediye taşınmazlarının satı-. şı yolunda işlem tesis edilmesi mümkün değildir.

Bu durumda idarece kadastral parsellere göre yapılan uygulama hukuka ay-

kırı olduğundan iptali yolundaki mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsiz­lik görülmemiştir.

Temyize konu Eskişehir İdare Mahkemesinin 14.10.1998 günlü. E:1998/283, K:1998/782 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 23.5.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi

T.C.

DANIŞTAY

Altıncı Daire

Esas No : 2001/6965

Karar No : 2003/196

Özeti : 4 ayrı parseli ifraz ve tevhid amacını taşıyan işlem parselasyon işlemi niteliğini taşımadığından parsel maliklerinin muvafakatinin alınması gerektiği hk.-DKD.1

Temyiz isteminde Bulunan : ...

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf : ... Belediye Başkanlığı

Vekili :Av. ...

İstemin Özeti : İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 30.4.2001

günlü, E:2000/20, K:2001/561 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Leyla Kodakoğlu'nun Düşüncesi : Temyiz

İsteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Cavit Zeybek'in Düşüncesi : Davacı tarafından

dava açılmadan önce delil tespiti mahiyetinde keşif ve bilirkişi İncelemesi yapılmış olunması, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda bu rapordan kısmi olarak bahsedilmesi ve uyuşmazlıkla ilgili olarak işlem dosyasının incelenmemesi karşısında, mahkemece davanın reddi yolunda verilen karar yerinde değildir.

Bu nedenle, kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK. MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, ..., ..., ... pafta, ... ada,... parsel sayılı davacıya ait taşınmazın komşu ...,... ve ... parsel sayılı taşınmazlarla tevhit ve ifrazına ilişkin 23.3.1999 günlü, 668 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi İncelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, bölgede daha önce yapılan parselasyon işlemi sonucunda ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının komşu parsellere tecavüzlü durumda bırakıldığının belirtilmesi üzerine, fiili duruma ve imar planına uygun biçimde ifraz ve tevhit yapılarak yeni parseller oluşturulduğu ve parselasyon işlemi sırasında yapılan maddi hatanın giderildiği anlaşıldığından, işlemde mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu yerde daha önce 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemi sırasında ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üçüncü kişiye ait yapının kısmen ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığının belirlendiği ... parsel sayılı taşınmazın malikinin müracaatı üzerine, yeni oluşan ..,,..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların zemin durumuna göre dava korusu işlem ile ifraz ve tevhide tabi tutulduğu ve bu işlemin tesis edilmesi sırasında davacının muvafakatinin alınmadığı anlaşılmaktadır.

Parselasyon işlemlerine ilişkin genel düzenlemeler içeren İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. ve 4, fıkrasında belirlenen düzenleme sahasının bir müstakil İmar adasından daha küçük olamayacağı, ancak imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında bir kaç taşınmaz malın tevhit ve ifraz yoluyla imar planı ve İmar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu

hallerde, adanın geri kalan kadastro parsellerinin müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebileceği, aynı Yönetmeliğin ifraz ve tevhit işlemleri başlıklı 15. maddesinde ise arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış imar adalarındaki bir veya birkaç parselde, meskun alanlardaki kadastro parsellerinde, maliklerin müracaatı üzerine imar planı ve mevzuatına uygun olmak şartıyla ifraz ve tevhit işlemleri yapılabileceği kurala bağlanmıştır.

Uyuşmazlığın anılan kurallarla birlikte değerlendirilmesinden, komşu parsel malikinin istemi üzerine tesis edilen ve dört ayrı parselin ifraz ve tevhidi amacını taşıyan dava konusu işlemin parselasyon İşlemi değil, ifraz ve tevhit işlemi niteliğini taşıdığı sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, taşınmaz sahiplerinin tamamının muvafakati olmaksızın tevhit ve ifraz işlemi gerçekleştirilemeyeceğinden, davacının muvafakati alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış, İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 30.4.2001 günlü, E:2000/20, K:2001/561 sayılı kararının BOZULMASINA, ..., dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 14.1.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

imar hukukçusu








Copyright © Imar Hukukcusu Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-06-04 (3227 okuma)

[ Geri Dön ]